Ne Arıyorsunuz ?

yeni kız isimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni kız isimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Z Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda Z Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, z ile başlayan kız isimleri, anlamlı z harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel z harfi kız isimleri,dini z harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Zafire: Savaşta başarı kazanmış olan, muzaffer.
Zahide: Bağlı olduğu dinin kurallarına ve buyruklarına sıkı sıkıya bağlı olan.
Zahire: Parlak. 2. Açık, belli, ortada görünen. 3. Gerektiğinde harcanmak üzere anbara konan yiyecek
Zaide: Artan, çoğaltan. 2. Çok fazla, gereksiz.
Zaika: Tat alma.
Zakire: Zikreden, dua eden; 2. Hatırlatan, anan.
Zaliha: Su perisi.
Zambak: Güzel iri çiçekli, çok yıllık bir süs bitkisi.
Zana: Bilgin, bilgiç, alem.
Zara: Sivas’a bağlı bir ilçe. 2. Keklik.
Zarafet: İncelik, güzellik, zariflik.
Zarife: Çekicilik, biçim, görünüş, durum ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen. 2. Hoşa gider bir biçimde konuşan
Zaruret: Mecburiyet, zorunluk.2. Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik.
Zatiye: Kişisel, kendine ait.
Zebur: Hazreti Davut’un kitabı.
Zehra: Yüzü güzel, aydınlık ve parlak olan kadın 2. Hazreti Fatma’nın lakabı.
Zehre: Çiçek.
Zekavet: Anlayış, zekilik, çabuk kavrama.
Zekire: Unutmayan, hafızasına güvenen.
Zekiye: Anlama, kavrama yetenekli olan, zekası olan. 2. Çabuk ve kolay kavrayan. 3. Zeki varlığı gösteren.
Zeliha: Su perisi. 2. Peri kız.
Zeliş: “Zeliha” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Zenan: Kadınlar
Zennur: “Zinnur” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Zercan: Altın kalpli arkadaş.
Zeren: Anlayışlı, kavrayışlı
Zerengil: AJaLLı kişi.
Zergül: Altın gül.
Zergün: Altın gibi güzel, değerli.
Zerile: Sarı asma kuşu.
Zerin: Altından ya da altına benzer olan.
Zerka: Gök gözlü, mavi.
Zerrin: Altından yapılmış.
Zerrin: Fulya.
Zerrişte: Altın, sırma tel. 2. San.
Zeryan: Güzel kadın, dilber, hülya.
Zevce: Kadın, eş. 2- Erkeğin nikahlı karısı
Zeynep: Süs, bezek
Zeyno: “Zeynep” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Zıkra: Anma, hatırlama.
Zıren: Dinç, sağlıklı. .
Ziba: Süslü. 2. Güzel.
Zican; Cana yakın, içten, yürekten kimse.
Zihniye: Zihinle ilgili.
Ziver: Süs, bezek.
Ziynet: Süs, bezek.
Zöhre: “Zühre” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Zuhal: Satürn gezegenin adı.
Zulal: Hafif, güzel, soğuk su.
Zübeyde: Özet, öz
Zühal: Satürn gezegeninin adı.
Zühre: Çoban yıldızı, Venüs.
Zülal: Saf, temiz, hafif tatlı su. 2. Yumurta akı.
Züleyha: Su perisi
Zülfünaz: Sevgilinin nazı.
Zülfiye: Sevgilinin saçı.
Zülfübar: Dağılmış, saçılmış saç.
Zülfüyar: Sevgilimin zülfü, saçı.
Zülüf: Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. 2. Sevgilinin saçı.
Zümra: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.
Devamını Oku »

Y Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda Y Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, y ile başlayan kız isimleri, anlamlı y harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel y harfi kız isimleri,dini y harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Yağış: Yağmur, 2. Yağan yağmur veya kar miktarı.
Yağmur: Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları. 2.Çok ve sık düşen, gelen şey. 3. Çokluk, bolluk.
Yakar: Güzelliği ile yürek yakan.
Yakut: Pembe veya erguvan tonlarıyla karışık koyu kırmızı renkte, saydam olan değerli bir süs taşı. 2. Kuzeydoğu Sibirya’da yaşayan bir Türk topluluğu ve bu topluluktan olan kimse.
Yaldız: Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki, altın gümüş ve bunların taklidi olan madde. 2. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama.
Yalınca: Sadece, çıplakça.
Yalıncan: İçi dışı bir olan, içten dost.
Yapıncak: Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm.
Yaprak: Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölümü.
Yar: Çok sevilen, sevgili. 2. Dost, tanıdık. 3. Yardımcı.
Yarcan: Çok sevilen, sevgili.
Yarence: Yaren gibi, yarene benzer.
Yarkınbüke: Güneş aydınlığı gibi güzel.
Yarpuz: Çiçekleri birbirinden ayrı halka biçiminde, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki.
Yasemin: Çeşitli renklerde, kokulu çiçekleri olan bir bitki.
Yaşagül: Yaşamın boyunca gül, mutlu ol.
Yaşıl: Yeşil.
Yaşın: Işık parlaklık, şimşek.
Yaşmak: İnce yüz örtüsü, hafiflik.
Yazgan: Süsleyici, sürekli yazan.
Yazgı: Alın yazısı, kader
Yazgül: Yaz gibi sıcak, gül gibi güzel.
Yazgülü: Yazın açan gül çiçeği. 2. Havalı güzel.
Yediveren: Yılda bir kaç defa çiçek açıp meyve veren bir bitki.
Yegah: Doğu müziğinin en eski makamlarından.
Yegane: Biricik, tek.
Yelcan: Rüzgar gibi hızlı olan.
Yelda: Uzun. 2. Yılın en uzun gecesi.
Yeler: Rüzgar gibi hızlı, aceleci.
Yelesen: Rüzgar gibi esen.
Yeliz: Ferah yer, aydınlık, havadar.
Yelkin: Hazır duruma gelmiş, ayaklanmış.
Yelten: Davran, teşebbüs et.
Yenal: Üstün gelen, zafer kazanan, muzaffer.
Yenigül: Yeni açmış gül kadar güzel.
Yenigün: Yeni başlayan gün, yeni zaman.
Yeşil: Genç, taze, doğa rengi, bitki rengi.
Yeşim: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş.
Yeter: Yeterli, kafi. Son olması için çocuğa verilen isim.
Yıldanur: Nurlu yıl, şanslı yıl.
Yıldız: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri. 2. Sinema veya sahne sanatçısı, star 3. Bir toplulukta veya bir meslekte üstün başarı gösteren kimse. 4. Şans, talih, baht
Yıldızhan: Güçlü şans.
Yomut: Uğur, şans getiren hediye.
Yonca: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerin genel adı.
Yöre: Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali.
Yudum: Bir içimlik sıvı.
Yumak: Top biçiminde sarılmış iplik.
Yumuk: Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran. 2. Tombul
Yuna: Yıkanmış, temiz, pak.
Yunak: Yıkanma yeri, banyo, hamam.
Yunar: Temiz kişi. 2. Temizlik yapan kadın.
Yurdagül: Ülkesini gül gibi güzel gören.
Yurdum: Vatanım, ülkem.
Yurtsevil: Vatanı gibi sevilmek arzusunda olan.
Yurtsevin: Vatanıyla sevinen.
Yücenur: Nurlu, ulu kişi.
Yükselen: Yükseklere çıkan. 2. Durmaksızın aşama gösteren.
Devamını Oku »

V Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda V Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, v ile başlayan kız isimleri, anlamlı v harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel v harfi kız isimleri,dini v harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Vacibe: Yapılması gerekli olan. 2. İslam dininde farzdan sonra gelen emir.
Vechinur: Nur çehreli, nur yüzlü.
Vacide: Varlıklı,zengin. 2. Yapılması gerekli olan.
Vadi: İki dağ arasındaki geçit.
Vadide: Söz veren. 2. Yapacağını söyleyen. 3. Vaat de bulunan, söz veren.
Vahibe: Hibe eden, bağışlayan, 2. Tek, yalnızca bir tane olan.
Vahide: Tek, yalnızca bir tane olan.
Vahime: Kurma, kuruntu.
Valide: Doğuran, 2. Anne, ana
Varak: Yaprak, yazılı kağıt
Vasfiye: Vasfeden, bildiren, nitelendiren.
Vasıla: Ulaşan, birleşen.
Vebün: Çiçek açmak.
Vecize: Derin ve anlamlı söz, özdeyiş.
Veda: Sevilen şeylerden ayrılma. 2. Ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme.
Vedia: Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan emanet.
Vefakar: Sevgisi güçlü ve kalıcı olan.
Vefika: Düşünceleri birbirine uyan, uyumlu.
Vehbiye: Allah vergisi, 2. Doğuştan olan.
Vekil: Temsilci. 2. Birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse. 3. Bakan.
Velide: Yeni doğmuş çocuk. 2. Köle, kul. 3. Cariye
Veliye: Ermiş, evliya kadın.
Vemiş: çoban yıldızı, 2. Güneş’e en yakın olan ikinci gezegen.
Venüs: Merkürden sonra Güneş’e en yakın gezegen, Çoban yıldızı.
Venüs: Mitolojide Aşk Tanrıçası, 2. İdeal güzellik tipinin anlatımı.
Vera: Dürüst, haklı, adil.
Verda: Gül.
Verka: Yabani güvercin.
Vesalet: Aracı olma, vasıta olma.
Vesamet: Güzel yüzlü, nur yüzlü.
Vesile: Neden, sebeb, neden olma. 2. Elverişli olma durumu, fırsat.
Vezime: Hediye, armağan
Vezin: Tartı. 2. Ölçü
Vezire: İradeci, kadın komutan.
Vicdan: Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.
Vira: Durmadan, aralıksız, sürekli.
Vükela: Temsilcilerden, yöneticilerden.
Devamını Oku »

Ü Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda Ü Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, ü ile başlayan kız isimleri, anlamlı ü harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel ü harfi kız isimleri,dini ü harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Übeyde: Küçük köle, kölecik.
Üçgül: Yabani yonca.
Ümame: Analık, annelik demektir.
Üftade: Düşkün, biçare aşık.
Üfüle: Serin, rüzgarlı, esen.
Ülcan: Ele avuca sığmayan, canlı.
Ülez: Gün batımı.
Ülfet: Alışma, kaynaşma. 2. Görüşüp konuşarak dostluk kurma. 3. İçli dışlı olma. 4. Huy etme, alışkanlık.
Ülüfer: Nilüfer.
Ülküye: Ülkü sahibi.
Ümera: Emirler, emredenler.
Ümeyra: Hükmeden, efendi.
Ümmiye: Ana ile, anne ile ilgili.
Ümmühan: Hükümdar anası.
Ümran: Bayındırlık. 2. Uygarlık, medeniyet 3. İlerleme, mutluluk, refah.
Ünlem: Ses, seda, çağrı.
Ünlüay: Ay gibi güzelliğiyle ünlenmiş olan.
Ünlücan: Dost canlısı olmasıyla bilinen.
Ünlügül: Güzelliğiyle ünlenmiş olan.
Ünlünaz: Nazlılığıyla ünlenmiş olan.
Ünlünur: Saçtığı iyilik ışığıyla ünlenmiş olan.
Ünlüşan: Şan şöhret sahibi olmuş.
Ünlüyar: Herkesin kendisine sevdalanmasıyla ün yapmış olan.
Ünsel: Ünüyle şöhretiyle coşan.
Ünsiyet: Ahbaplık, arkadaşlık, dostluk.
Ünzile: Gönderilmiş, haber verilıniş.
Ürme: Örme, örgü.
Ürünay: Ay gibi bir eser güzelliğinde olan.
Ürüncan: Dostluğunu ortaya koyan.
Ürünela: Gözlerinin güzelliğiyle bilinen, tanınan.
Ürüngül: Gül gibi bir eser güzelliğinde olan.
Ürünnaz: Nazlı güzel, nazenin.
Ürünnur: Herkesi ferahlatan, herkese ışık saçan.
Ürünsel: Coşkuyla üretilmiş, yapıt, bolluk.
Ürünser: Başarılarını gözler önüne seren.
Ürünsu: Bolluluk, verimlilik.
Ürünsun: Verimli ol. 2. Başarılarını gözler önüne ser.
Üstünbüke: Üstün güzel, çok güzel,
Üstüncan: En iyi dost, yürekli dost
Üstünel: Usta, becerikli
Üstüngül: Çok üstün güzel.
Üzer: Üst, kaynak, faiz.
Üzgü: Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.
Üzgün: Üzülmüş, üzüntü duymuş.
Üzüm: Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım şeklindeki meyvesi.
Devamını Oku »

U Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda U Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, u ile başlayan kız isimleri, anlamlı u harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel u harfi kız isimleri,dini u harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Ubeyde: Tanrı’nın kölesi.
Uğurgül: Uğurlu gül.
Uğurgün: Uğurlu olduğuna inanılan gün, 2. Uğurlu bir günde doğmuş olan.
Uğurgüz: Sonbaharın uğur getirmesi
Uğurnaz: Nazlı, şanslı.
Uğurnur: Işığıyla şans veren.
Uğurşan: Uğurlu, şanlı, şöhretli,
Uğurşah: Uğurlu, güçlü.
Uğurten: Teninin güzelliğiyle uğur saçan. 2. Şanslı güzel.
Uhde: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev. 2. Sorumluluk üstünde olmak, sorumluluk altında olmak.
Ulufer: Yüce, aydınlık, ulu ışık.
Ulunay: Ayın yüceliği.
Ulviye: Yüce, ulu, yüksek.
Ulviyet: Yücelik, ululuk, yükseklik.
Ulya: En yüce, en ulu, en yüksek.
Umay: Devlet kuşu.
Umran: Bayındırlık. 2. Uygarlık, medeniyet 3. İlerleme, mutluluk, refah.
Unan: Sadakat, bağlılık, hak.
Unat: Doğru yolu bulmuş.
Uraz: Şans, talih.
Urza: Hedef, amaç.
Uslu: Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli. 2. Akıllı, zeki.
Usul: Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, yöntem, tarz. 2. Yavaş. 3. Alaturka müzikte tempo.
Usun: Hüzün.
Uşi: Salkım, ahenk.
Uysal: Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen,yumuşak başlı.
Uzam: Bir nesnenin uzayda kapladığı yer.
Uzan: Yetişen, büyüyen, gelişen.
Uzca: Uzmanca, yetenekli, becerikli,
Uzlet: Tek başına yaşama.
Uzviyet: Canlılık.
Devamını Oku »

T Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda T Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, t ile başlayan kız isimleri, anlamlı t harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel t harfi kız isimleri,dini t harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Taciser: Baştacı, en çok sevilen.
Tacizer: Altın taç.
Taç: Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.
Taçnur: ışıktan nurdan taç. 2. Ferahlatan güzellik.
Tadım: Tat aldığım, güzelim .
Taflan: Gülgillerden, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç.
Tahire: Temiz.
Tahsine: Beğenip alkışlama. 2. Güzelleştirme, süsleme, bezeme
Tahsire: Hasret bırakılma, özletme.
Tahsine: Beğenme, güzelleştirme.
Taibe: Tövbe eden, pişmanlık: duyan.
Talia: Doğma, doğuş.
Talibe: isteyen, istekli, talepte bulunan.
Taliha: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek.
Tamay: Dolunay, ayın ondördü.
Tamgül: Gül gibi güzel olan.
Tandan: Tan güzelliğinden olan.
Tanegül: Gül tanesi, tek gül.
Tangül: Şafak rengi gül.
Tangüz: Güz mevsiminde tan vakti.
Tannur: Tan vakti ışığı.
Tanseli: Şafak vakti gelen, sel.
Tanyeli: Tan vakti esen rüzgar.
Tanyeri: Şafak vakti, gün açan yer.
Tanzer: Sarı altın rengindeki tan.
Tarçın: Kabuğu bahar olarak kullanılan bir bitki.
Tasvir: Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma.
Tatlı: Şeker tadında olan. 2. İnsanı çeken, göze kulağa hoş gelen.
Tavge: Şelale, çağlayan.
Tavık: Güneşli havada yağan yağmur.
Taya: Dadı.
Tayyibe: İyi davranış. 2. Yatıştırıcı hoşa giden söz.
Taze: Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. 2. Yeni, son, zamanı geçmemiş. 3. Genç kadın.
Tazegül: Yeni kopartılmış gül.
Tebessüm: Gülümseme.
Tekane: Biricik, tek.
Tekgül: Eşsiz güzellikte olan.
Teknur: Eşsiz bir ışık saçan.
Teksin: Eşsizsin, bir tanesin.
Telvin: Renk verme, renklendirme, boyama.
Temayül: Bir yanı tutma, o tarafa eğilim gösterme.
Temen: Değer, kıymet. 2. Kıymet bilme.
Temenni: Dileme, dilek.
Temime: Nazarlık, nazar boncuğu.
Temsil: Benzetme. 2. Bir şeyin tıpkısını yapma. 3. örnek söz. 4. Tiyatro oyunu. 5. Biri yada bir topluluk adına davranış,
Tenay: Ay tenli, teni ay gibi parıldayan, ışıldayan.
Tendü: Yiğit, cesur.
Tenigül: Güzel tenli olan.
Tennaz: Nazlı, teni güzel olan.
Tennur: Nur gibi tenli, aydınlık güzel.
Tennure: Mevlevi dervişlerinin sema ayını sırasında giydikleri kendine özgü geniş etekleri olan giysi.
Tenperver: Yeyip içmeyi, keyfini rahatını düşünen.
Teren: Nesteren gülü.
Terlan: Dişi şahin.
Teşekkür: Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma.
Teşrife: Onurlandırma, şereflendirme. 2. Gelmesiyle bir yeri onurlandırma.
Teşrinisani: Kasım ayı, yılın 11. ayı.
Tevfika: Uydurma, uygun duruma getirme. 2. Uzlaştırma, barıştırma. 3. Tanrı’nın yardımına kavuşma.
Tevger: Töre, adet, gelenek.
Tevhide: Birleştirme. 2. Tanrı’nın tek olduğuna inanmak. 3. Allahın birliği inancını işleyen manzume. 4. Tektanrıcılık.
Tevrat: Hz. Musa’ya bildirilen Tanrı buyruklarını kapsayan, İbranilerin din kitabı.
Tezay: Çabuk ol.
Tezgül: Güzelliğiyle çabuk serpilen.
Teznur: İçi içine sığmayan.
Tezsal: Aceleciliğiyle tanınan.
Tijen: Taç, taçlar.
Tilbe: Derviş, gezgin,
Tiraje: Gök kuşağı. 2. Koni biçiminde tepe.
Tomurcuk: Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. 2. Özellikle çiçeği verecek olan gonca.
Topay: Dolunay, ayın ondördü.
Topaz: Kahverengi, veya soluk sarı renkte değerli süs taşı
Tuba: Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dallan aşağıda bulunan büyük ağaç. 2. Güzellik, iyilik. 3. Rahat
Tuğba: “Tuba” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Tuğçe: Küçük tuğ.
Tuhfe: Armağan, hediye. 2.Yeni çıkma, hoşa giden güzel şey.
Tula: Çok uzun, uzun boylu.
Tulen: Boyca, boyunca uzun.
Tuluğ: Doğma, doğuş ile ilgili.
Tulu: Doğuş, doğma (Güneş için) anlamında.
Turçin: Sevinç kaynağı olan kız.
Tülay: Ayın ince ışığı.
Tülcan: İnce yürekli, nazenin.
Tülen: İlk defa çocuk sahibi olan kadın.
Tülin: Ayın çevresinde görülen ışık halkası, ayna.
Tülinay: Ayın “Tülin” hali.
Tün: Gece.
Tünay: Gece ve ay.
Tünaydın: Akşam üzerleri söylenen bir selamla sözü.
Türkan: Kraliçe. 2. Güzel kız.
Türkü: Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.
Tütün: İçinde nikotin olan, sigara yapılan bir bitki.
Devamını Oku »

Ş Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda Ş Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, ş ile başlayan kız isimleri, anlamlı ş harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel ş harfi kız isimleri,dini ş harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Şadiye: Güzel şiir okuyan, şarkı söyleyen kadın.
Şaduman: “Şadıman” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Şaeste: Onurlu.
Şafaknur: Şafak aydınlığı
Şafir: Kır, bozkır.
Şafiye: Şefaat eden, birinin bağışlanması için aracılık eden.
Şahande: Mutlu, memnun.
Şahane: Hükümdarla ilgili, hükümdara özgü olan. 2. Çok güzel, çok mükemmel, üstün nitelikli.
Şahbanu: Hükümdar eşi, şah hanımı.
Şahdane: İnci tanesi.
Şahande: İçinde bulunduğu ortamdan memnunluk duyan, huzurlu.
Şaheser: Üstün ve kalıcı nitelikte olan. 2. Değeri üstün olan, üstün nitelikli.
Şahide: Mezarın baş ve ayak ucuna dikilen üzeri yazılı ve çiçekli mermer taşı.
Şahika: Dağın en yüksek yeri, doruk, zirve.
Şahmeran: Mitolojide başı insan gövdesi yılan biçiminde efsanevi canavar. (Yılanların hükümdarı olduğuna inanılan bu
canavar, gömülere bekçilik eder, soluğu ve bakışıyla öldürürdü.)
Şahmerdan: Çok ağır bir tür tokmak ya da çekiç. 2. Vurucu ağırlığı mekanik olarak yükselten ve düşüren makina.
Şah’name: Şahların yaşam öyküsünü anlatan manzum eser.
Şahnaz: Çok nazlı.
Şahnigar: Resmedilen.
Şahnisa: Sözü geçen, otoriter ve saygın kadın.
Şahnur: Aydınlık kimse.
Şahrah: Büyük yol, ana yol, ana artel.
Şahsar: Dallı budaklı ağaçlar. 2. Ağaçlık yer, koruluk.
Şahsen: Kendisi. 2. Yüzünde görülen. 3. Cisim, şekil, görünüş bakımından.
Şahsenem: Güzel kadınların en güzeli şahaser.
Şahser: Gücünü gösteren.
Şahseren: Gücünü gözler önüne seren, güçlü.
Şahver: İri ve güzel, kaliteli inci.
Şaibe: Leke, kusur. 2. Kötü eser ve iz.
Şaika: İstekli, hevesli, arzulu, şevkli.
Şaikane: İsteklice, şevkli olarak.
Şairan: Şairler, ozanlar.
Şaire: Şiir yazan kadın.
Şaiyan: Değer, kıymet.
Şakayık: Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi.
Şakire: Şükreden, gördüğü iyiliğin kadrini bilen.
Şakrak: Güzel ötüşlü bir tür kuş.
Şamiha: Yüksek. 2. Afili, kibirli.
Şamile: Kaplayan, içine alan, çevreleyen. 2. Genel olan, herkese ait olan. (Ar.)
Şan: Ün, nam, şöhret, san. 2. Gösteriş, gösterişlilik.
Şanal: Adın duyulsun, şöhretli ol.
Şarika: Doğan parlayan.
Şarkan: Doğu yönünden.
Şathiye: Genellikle şeriata aykırı düşen, öteki dünya ile ilgili şeyleri alaylı bir dille işleyen manzumeler.
Şayan: Yakışır, yaraşır, uygun.
Şayeste: Değerli, layık.
Şayeste: Uygun, yaraşır.
Şayia: Yayılmış haber. 2. Yaygın söylenti.
Şayian: Yayılmış olarak, herkesçe duyularak.
Şaylan: Nazlı, neşeli.
Şaziment: Benzeri olmayan, farklı.
Şaziye: Yay, kavis. 2. İncik kemiği, 3. Bir ağaçtan kopmuş küçük parçalardan her biri. 4. Kırık kemiğin parçaları. 5. Gönül ferahlığı, memnunluk.
Şebnem: Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları,
çiy.
Şebnur: Gecenin ışığı,ay ışığı
Şefaat: Birinin bağışlanması için aracı olma, bağışlanmasını dileme. 2. Arka çıkma.
Şefika: Acıyan, merhametli, şefkatli.
Şefkat: Acıyarak ve koruyarak sevme sevecenlik, sevgi duygusu.
Şehamet: Zeki ile aldı birleştiren.
Şehbal: Kuş kanadının en uzun tüyü.
Şeher: “Seher” isminin bir söyleniş biçimi.
Şehime: Zeki ile aldı birleştiren.
Şehla: Tatlı şaşı, yarım şaşı, 2. Elagözlü kadın.
Şehnaz: Çok nazlı. 2. Doğu müziğinin eski makamlarından.
Şehper: Kuş kanadının en uzun tüyü.
Şehrazat: Kendi kendine yaşayan, özgür. 2. Binbir gece masallarında, bu masalları anlatan kişi.
Şehriban: Kentin en büyüğü, vali.
Şehrinaz: Kentin nazlısı.
Şehriye: Çorba yapmakta kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru.
Şeker: Sevimli, cana yakın ve güzel. 2. Şeker kamış, şeker pancarı, patates, havuç,mısır,buğday gibi birçok bitkilerin
sap ve köklerinin özsuyundan veya nişastasından çıkarılan, çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.
Şekerpare: Çok tatlı bir kayısı çeşidi. 2. Bir çeşit hamur tatlısı. 3. Çok sevimli, cana yakın kız.
Şekibe: Sabır, dayanma, tahammül.
Şekliye: Şekilcilik. biçimsellik.
Şeküre: Şükreden.
Şelale: Büyük çağlayan, çavlan.
Şemime: Güzel kokulu şey, güzel kokan.
Şemin: Ahududu.
Şeminur: Mum ışığı, mum aydınlığı.
Şemsinisa: Kadınların aydınlığı
Şemspare: Güneş Parçası. 2. Çok parlak.
Şenahi: Zenginlik, refah.
Şenbahar: Bahar kadar güzel ve onun neşesini taşıyan.
Şenbul: Neşeli mutlu ol.
Şengül: Güler, yüzlü, hoşsohbet
Şeniz: Sevinçli, mutlu anı.
Şennaz: Hem nazlı hem de neşeli.
Şennur: Nurlu. 2. Neşeli.
Şensu: Mutlu ve su gibi berrak.
Şerare: Kıvılcım, ateş parçası.
Şerbet: Meyvesuyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. 2. Tatlı ve şirin.
Şerefnaz: Büyük, ulu ve nazlı, edalı.
Şerefnur: Saygıdeğer ve nurlu insan.
Şeren: Tezcanlı, çevik,
Şerife: Kutsal, şerefli, soylu.
Şerin: Şirin, sempatik.
Şermegin: Utangaç, utanan, mahcup.
Şermin: Utangaç, utanan, mahcup olan.
Şetaret: Sevinç, neşe.
Şevkiye: Şevk ile ilgili. 2. Neşeye, sevince dair.
Şevval: Arabi aylardan ilk üç günü şeker bayramı olan ay.
Şewane: Mısra, şiir, nazım.
Şeyda: Deli, mecnun, divane. 2. Şaşkın, tutkun, düşkün.
Şeydacan: Arkadaş canlısı, dostlarına düşkün olan.
Şeydagül: Gül delisi, gül hayranı.
Şeydanaz: Naz yapmaya meraklı, çok nazlı.
Şeydanur: Herkesin derdine derman bulmaya çabalayan, yardımsever.
Şeyma: Vücudunda ben taşıyan. 2. Tutkun kadın.
Şeza: Koku, aroma.
Şezre: Süs için takılan veya asılan inci ve altın.
Şık: Güzel, zarif, modaya uygun. 2. Modaya uygun giyinmiş olan. 3. Bir konuda seçilebilecek yolların alınabilecek kararların her biri, seçenek.
Şıra: Üzümden yapılan mayhoş bir içecek, sarımsı renkte.
Şıray: Çok aydınlık, çok ışıklı.
Şıvan: Çoban, sığırtmaç.
Şifa: Bedeni veya ruhi bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma.
Şiir: Zengin sembollerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi. 2. Bir şairin, bir dönemin bu sanatı kullandığı özel biçim. 3. Düş gücünü, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen yön.
Şimal: Kuzey yönü. 2. Sol taraf.
Şirame: Buğdaygillerden bir bitki.
Şiraze: Düzen, düzgünlük nizam. 2. Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ibrişim şerit. 3 – Bağ, örgü.
Şiret: Öğüt, nasihat.
Şirine: Tatlılık.
Şişan: Güzel kokulu çiçek.
Şive: Naz, eda. 2. Söyleyiş özelliği. 3. Ağız.
Şivecan: Nazlı arkadaş, dost.
Şivekar: Edalı, işveli, nazlı.
Şivenaz: Çok nazlı.
Şivenüma: Nazlanan, naz gösteren. 2. Türk müziğinin makamlarından biri.
Şiveyar: Nazlı sevgili.
Şivin: Eser, yapıt.
Şoreş: Devrim, ihtilal.
Şöhret: Herkesçe bilinme tanınma durumu ün, san.
Şölen: Eğlenmek veya bir olayı kutlamak, amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, ziyafet. 2. Sanat gösterisi. 3. Din töreni niteliğinde yemek toplantısı.
Şule: Alev, ateşten çıkan alev.
Şuride: Karışık. 2. Tutkun, aşık, sevdalı.
Şükrane: İyilik bilmenin belirtisi.
Şükriye/Şükrüye: İyilik bilme, minnettarlıkla ilgili.
Şükufe: Çiçek, çiçekler.
Şadıman: Sevinçli, neşeli, memnun.
Devamını Oku »

S Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda S Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, s ile başlayan kız isimleri, anlamlı s harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel s harfi kız isimleri,dini s harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Sare: Hz. İbrahim (as)’ın hanımının adıdır. Atlayan, sıçrayan manasındadır.
Saadet: Mutluluk, bahriyar.
Saba: Yazın kuzey doğudan esen hafif ve tatlı yel, tan yeli. 2. Türk müziğinde bir birleşik makam.
Sabacan: Tatlı dost
Sabagül: Şirin güzel.
Sabah: Gündüzün, günün başlangıcı günün ışıması. 2. Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman
Sabahat: Güzellik, yüz güzelliği.
Sabahnur:Sabah ışığı, sabah aydınlığı
Sabanaz: Sevimli, nazlı.
Sabanur: Işık saçan.
Sabır: Acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi. 2. olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
Sabiha: Güzel, şirin, zarif. 2. Yüzen, yüzücü.
Sabire: Sabreden, dayanan. 2., Bir kötülüğe karşı kızmadan dişini sıkarak bekleyen.
Sabite: Durağan yıldız.
Sabiye: Ergin olmamış kız çocuğu.
Sabrınisa: Sabırlı kadınlar.
Sabriye: Sabırla ilgili, sabırlı, dayanıklı.
Sacide: Secde eden, yere yüz süren.
Saçı: Gelinin başına saçılan çiçek, şeker, arpa; para gibi şeyler. 2. Düğün armağanı.
Sada: Ses. 2. Yankı.
Sadakat: İçten bağlılık, sağlam güçlü dostluk, doğruluk.
Sadaret: Başta bulunma, öne geçme, liderlik.
Sadberk: Bir gül türü.
Sade: Süsü, gösterişi olmayan; yalın gösterişsiz. 2. Anlaşılır olan, düz, basit karışık olmayan. 3. Doğru, içi temiz kişi.
Sadecan: Kendi halinde içten, iyi ve temiz dost.
Sadegül: Temizliği, dürüstlüğü ve güzelliğiyle bilinen.
Sadet: Yakınlık. 2. Niyet, fikir, 3. Asıl konu üzerinde konuşulacak şey, konuya dönmek.
Sadıka: Sadıklar, bağlı olanlar. 2. Doğru insanlar.
Sadice: Mutlulukla ilgili.
Sadik: Sadık, gerçek dost. 2. Doğru sözlü.
Sadiye: Mutlulukla, uğurla ilgili.
Sadme: Çarpma, vurma, 2. Sarsıntı. 3. Hiç beklenmedik bir anda başa gelen bela
Sadriye: Göğüsle ilgili, göğüse ait.
Safder: Düşman saflarını yarıp bozan.
Safderun: İçi temiz ve saf olan.
Safdil: İçi temiz, kötülük nedir bilmeyen.
Safican: Temiz, içten dost.
Safigül: Güzel ve temiz insan.
Safiha: Yassı ve düz olan yüz.
Safinaz: Çok nazlı, çok naz eden.
Safinur: Çok aydınlık, temiz kimse.
Safir: Mavi renkli değerli bir süs taşı türü, gök yakut.
Safiye: Katıksız, duru.
Safiyet: Saflık, temizlik, dürüstlük.
Sahabet: Sahip çıkma, benimseme. 2. Koruma arka çıkma.
Sahavet: El açıklığı cömertlik.
Sahba: Şarap.
Sahibe: Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, istediği ve dilediği biçimde kullanan. 2. Herhangi bir niteliği olan kimse. 3. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. 4. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.
Sahil: Deniz, nehir, göl kıyısı. 2. Kıyı, yaka, yalı.
Sahire: Büyücü kadın.
Sahra: Kır. 2. Çöl.
Saide: Kutlu, uğurlu. 2. Tanrı’nın beğendiği, cennetlik olmuş. 3. Yükseğe çıkan, yükselen. 4. Ses çıkartan, sesli, gürültülü.
Saika: Yıldırım. 2. Sebep.
Saime: Oruç tutan, oruçlu, niyetli.
Sakıye: İçki dağıtan kadın.
Sakibe: Su veren, su dağıtan.
Sakine: Durgun, hareket etmeyen, kımıldamayan. 2. Sessiz. 3. Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık gösteremeyen. 4. Bir
yerde oturan kimse.
Saliha: Yararlı, iyi elverişli. 2. Yetkili. 3. Dinin buyruklarına uyan.
Salime: Sağlıklı, sağlam, esen. 2. Eksiksiz. 3. Korkusuz, kendinden emin.
Salise: Sivil rütbelerden üçüncü derecedeki. Saniyeden daha küçük zaman birimi, altmışta biri.
Saliye: Yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla Muharrem ayında yazılıp sunulan kaside.
Salkım: Üzüm gibi, birçoğu sap üzerinde bir arada bulunan yemiş. 2. Salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan ağaç türü ve çiçeği.
Samahat: “Semahat” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Samia: İşitme yetisi.
Samiha: Cömert, eli açık.
Samime: Bir şeyin içi, özü, merkezi, temeli, kökü.
Samine: Sekizinci.
Samire: Meyve veren, meyveli.
Samiye: Duyan, işiten. Yüce, ulu, yüksek Dinleyen, dinleyici.
Samru: Yüksek yer, tepe, üst.
Samur: Değerli kürkü olan bir hayvan türü.
Sanavber: Çamfıstığı ağacı, 2. Sevgilinin boyu posu.
Sanem: Çok güzel kadın. 2. Put.
Sania: İş, meşgale.
Saniha: Düşünmeden, kendiliğinden,doğan düşünce, fikir.
Saniye: Sivil rütbelerden ikincisi. 2. Dakikanın altmışta biri. 3. Fizik ve mekanikte zaman birimi.
Saray: Hükümdarların, sultanların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı.
Sarfiye: Giderle yapılan, masrafla ilgili.
Sarhatı: Hatıra, anı.
Sarıcan: Sarışın dost.
Sarıgül: Sarışın, gül sarısı renkte.
Sarmal: Helis biçiminde olan, helozoni.
Sarmaşık: Koyu yeşil renkte, değişik biçimde yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan, bir bitki türü .
Satı: Yaşamı uzun sürmesi için doğumundan önce erenlere adanan çocuk. 2. Satmak işi, satış.
Satıgül: Satılan gül.
Satir: Örten, kapatan.
Savlet: Hücum etme, saldırma.
Saye: Gölge. 2. Koruma, yardım, sahip çıkma.
Sayede: Bu yoldan, böylelikle.
Sayfiye: Yazlık, yazlık ev.
Saygül: Hem saygın hem gül gibi güzel.
Sayide: Ezilmiş, yıpranmış, eskimiş.
Saynur: Saygınlığıyla ışık saçan.
Seba: Yedi.
Sebahat: “Sabahat” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Sebahet: Suda yüzme.
Sebiha: Gecelik, gece yatarken giyilen giysi.
Sebile: Allah yolunda olan.
Sebir: Sabır, tahammüL.
Sebla: Uzun kirpikli göz.
Sebu: Testi. 2. Şarap kabı.
Seçil: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen.
Seçilay: Güzelliğiyle üstünlük sağlayan.
Seçilcan: Üstün dost
Seçilgül: Güzelliğiyle üstünlük sağlayan.
Seçilnaz: Naz yapmasıyla kendine üstünlük sağlayan.
Seçilnur: çevresindekileri ferahlatmakla beğeni kazanan.
Seçilsay: Saygınlığıyla beğeni toplayan.
Seçilsoy: Üstün nitelikli bir soydan gelen.
Seçilsu: Temizliği ve saflığıyla herkesin beğenisini kazanan.
Seçilşan: Üstünlüğüyle şan şöhret sahibi olan.
Seçiltan: Tan vakti gibi güzelliğiyle beğeni kazanan.
Seçilyar: Beğenilen, üstün tutulan sevgili
Seçki: Beğenilmiş, seçilmiş. 2. Şairlerin, yazarların bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste.
Seda: Ses, yankı.
Sedacan: Can dost.
Sedacık: Sevimli sesler çıkartan.
Sedagül: Kıpır kıpır güzel
Sedanaz: Nazlı güzel.
Sedanur: Sesiyle ışık saçan.
Sedasu: Çağlayarak akan su gibi.
Sedef: Deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan parlak gökkuşağı renklerinde veya beyaz değerli taş.
Seden: Uyanık, gözü açık. 2. Kabe’nin hizmetkarı.
Segah: Doğu müziğinin makamlarından.
Seher: Sabahın gün doğmadan önceki hali, tan ağartısı.
Sehercan: Güzel dost.
Sehergül: Tan vakti açan gül.
Sehergün: Günün ilk ışıkları.
Sehernaz: İlk göz ağrısı.
Sehernur: Işık saçan.
Sehersoy: Güzel bir soydan gelen.
Sehertan: Tan ağartısı.
Sehhar: Büyücü. 2. Büyüleyici, büyülü gibi.
Sehker: Duygu, his.
Sekine: Gönül rahatlığı, kafa dinçliği, inanç. 2. Rahatlık, dinlenme. 3. Ağırbaşlılık. 4. Güvenç, güvenme.
Selay: Ayın suya yansıyan parlak ışığı.
Selbin: Bir suyla yıkanmış temiz, berrak.
Selcan: Coşkulu, hareketli, taşkın hareketli.
Selda; Bir söğüt türü.
Seldacan: Yürekten dost.
Seldagül: Gül kadar güzel.
Selen: Ses, haber, bilgi.
Seliha: Bozulmuş, soyulmuş şey.
Selika: Güzel konuşma ve yazma yeteneği.
Selime: Sağlam, kusursuz. 2. Doğru, temiz. 3. Kolayca iyileşen.
Selin: Yağış sebebiyle oluşan ufak sel.
Selma: Barış içinde, huzur, erinç.
Selmin: Barışcıl, barış ve sevgi dolu.
Selnur: Yüreğindeki ışığı büyük bir coşkuyla saçan.
Selva: Amerika’da Amazon, Afrika’da Nijer ırmakları gibi Ekvator bölgesindeki büyük suların geçtiği havzalarda bulunan
geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
Selvi: Akdeniz bölgesinde yetişen, kışın yapraklarım dökmeyen ince uzun bir ağaç türü.
Sema: Gök, gökyüzü. 2. İşitme, duyma. 3. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye gibi çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin.
Semacan: Gökyüzü gibi temiz ve sessiz dost.
Semagül: Gökyüzü gibi yüksek. 2. Bir gül gibi güzelliğe sahip olan.
Semahan: Sema yapan. 2. Gökyüzü hükümdarı.
Semahat: Cömertlik, el açıklığı. 2. İyilikseverlik.
Semanur: Gökyüzünün aydınlığı.
Semen: Yasemin çiçeği. 2. Semizlik.
Semiha: Cömertlik, eli açık.
Semin: Değerli, pahalı. 2. Semizlik.
Semine: Değerli, pahalı. 2. Semizlik.
Semiramis: Yunan efsanesinde doğulu kraliçe.
Semire: Meyveli, meyve veren.
Semiye: Adaş, adları aynı olan.
Sempatik: Cana yakın sıcak kanlı, sevimli. 2. Çok hoş, hoşa giden.
Semra: Esmer kadın.
Senal: Allı güzel.
Senar: Yar. 2. Aşık, seven insan.
Senay: Ay gibi güzelsin.
Senem: Put, anıt,
Sengül: Gül kadar güzel olan.
Seniha: Süs, bezek.
Seniye: Yüksek, yüce.
Sennur: Nur gibi güzel ve ışık saçan, aydınlık.
Sera: Toprak. 2. Yeryüzü, dünya. 3. Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer.
Seran: ışıklı, parlak.
Serap: Özellikle çöllerde sıcağın etkisiyle su gibi görünen aldatıcı görüntü, yalgın, Ilgın, pusarık. 2. Öbür dünya, ahret.
Seray: Ay gibi güzel.
Serazat: Serbest, hür, başıboş. 2. Rahat, derdi olmayan, huzurlu.
Serdil: Kalp, yürek.
Sereda: Naz yapmakta önde giden.
Serefraz: Başını yükselten, yükselen, benzerlerinden üstün durumda olan.
Serela: Göz güzelliğinde üstüne olmayan.
Seren: Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder.
Serenay: Uzun boylu güzel
Serencan: İnce, zarif dost.
Serendaz: Çekinmeyen, korkmayan, fedakar, özverili.
Serengül: Uzun boylu güzel.
Serfiraz: Başeğme, söz dinleme.
Sergül: Önde gelen gül.
Serhatı: Hatıra, anı.
Serim: Hoş görülü, sabırlı.
Serma: Kış soğuğu
Sermin: Başta gelen, güzel, kibar. 2. “Şermin ” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Sernaz: Nazlı.
Sernerm: Uysal, yumuşak başlı
Sernigün: Baş aşağı, tersine dönmüş.
Sernur: Başı ışıklı, aydınlık kişi.
Serpil: Gelişmek, büyümek.
Serpin: Yağmur.
Serpuş: Başlık, başa giyilen şey.
Serra: Genişlik, kolaylık.
Sertap: İnatçı, direngen.
Server: Egemenlik, üstünlük.
Servican: Uzun boylu arkadaş.
Servigül: Uzun boylu, zarif, gül güzelliğinde kız.
Servigüzar: Becerikli, zarif kız.
Servinaz: Uzun boylu, nazlı sevgili.
Servinisa: Zarif kadınlar.
Servinur: Işık saçan.
Servisu: Zarif ve su kadar da temiz ve berrak.
Servişan: Zarifliğiyle tanınan, zerafet sahibi.
Servitan: Zarif, uzun boylu ve bir tan vakti kadar güzel.
Serviyar: Uzun boylu, zarif sevgili.
Serza: Doğurgan.
Serzemin: Yeryüzü.
Seval: Severak aL.
Sevan: Sev ve unutma.
Sevay: Ay gibi sevilen.
Sevcan: Can gibi sevilen.
Sevda: Güçlü, sevgi, aşk . 2. Aşırı ve güçlü istek, tutku.
Sevdacan: Tutkulu dost.
Sevdagül: Aşık olunacak kadar güzel ve zarif kişi.
Sevdakar: Sevdalı.
Sevdanaz: Nazına aşık olunan.
Sevdanur: Işık saçan.
Sevdil: Dili güzel olan.
Sevdiye: Sevilsin diye, sevilesi güzel.
Sevecen: Acıyarak ve koruyarak sevme, şefkatli, müşfik.
Seven: Sevgiyle dolu, birine tutkuyla dolu olan kişi
Sevenay: Sevgisini güzellikle dışarı vuran.
Sevencan: Tutkulu dost.
Sevencik: Çok sevimli.
Sevendil: Konuşma güzelliği.
Sevengül: GÜL gibi seven, gül seven.
Sevengün: Güzel bir günde doğan.
Sevengüz: Sonbahar güzelliği.
Sevennaz: Nazlı güzel.
Sevennur: Aydınlatıcı güzel.
Seventan: Tanvakti güzelliği.
Sever: Her şeyin olumlu yanını gören.
Sevgen: Sevgi dolu.
Sevgi: İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.
Sevgican: Candan dost.
Sevgili: Sevgi ve bağlılık duyulan. 2. Sevilen, aşık olunan kimse, dost, yar.
Sevgim: Sevme duygusunun ifade tarzı.
Sevgin: Sevme duygun çok olsun.
Sevginaz: Nazlı sevgili.
Sevginur: Işık saçan sevgili.
Sevgisel: Coşkulu sevgi.
Sevgisun: Sevgisini gizlemeyen.
Sevgişan: Duyduğu sevgiyle ünlenmiş olan.
Sevgitan: Duygusal, romantik
Sevgiyar: Sevilen, sevgili.
Sevgül: Gül gibi sevilen.
Sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk.
Sevican: İçten seven.
Sevigül: Sevilen güzel.
Sevil: Sevilen birisi ol.
Sevilay: Ay gibi sevimli, sevilgen.
Sevilcan: Çok sevilen kişi.
Sevilen: Gözde olan.
Sevilnaz: Nazıyla kendini sevdiren.
Sevilnur: İnsanları aydınlatmasıyla kendini sevdiren
Sevilsu: Temizliği ve saflığıyla kendini sevdiren.
Sevilsun: Gördüğü ilgiye, sevgiye aynı şekilde karşılık veren.
Sevilşan: İçtenliği ve sevecenliğiyle tanınan, sevilen.
Sevilşen: Şen şakrak olmasıyla kendini sevdiren.
Seviltan: Tan vaktinin romantizmiyle kendini sevdiren.
Sevilyar: Güzelliğiyle kendini sevdiren.
Sevim: Sevmek işi, sevgi. 2. Bir kimse veya bir şeyde bulunan ve o kimse veya şeyi başkalarına sevdiren özellik.
Sevin: Sevinmekle ilgili.
Sevinaz: Sevilen nazlı.
Sevinç: İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku.
Sevinur: Sevgi ışığı saçan.
Seviye: Birlik, beraberlik. 2. Düzlük, doğruluk.
Sevkal: Bir tek kişiyi sev ve bağlı kal.
Sevnaz: Sev ve naz et.
Sevnur: Hayranlık duyuran.
Sevra: Genişlik, kolaylık.
Sevşan: Şöhretiyle sevilen.
Sevtan: Güzelliğiyle sevilen
Sevtap: Tapılacak kadar çok sevilen.
Seylak: Kum gibi çok
Seylan: Sel, akma, akış.
Seylap: Sel, su baskını, sel suyu.
Seyran: Gezinme. 2. Bakıp seyretme.
Seyyal: Akıcı, akan, akışkan.
Seyyale: Akan şey, sıvı. 2. Akıntı.
Seyyare: Gezegen.
Seyyibe: Dul kadın
Seyyide: Saygıdeğer kadın.
Seza: Uygun, yaraşır, değer.
Sezen: Duyan, hisseden, anlayan.
Sezin: Duygulu, anlayışlı.
Sıdıka: Çok doğru, hiç yalan söylemeyen kadın.
Sıla: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlanna kavuşmak. 2. Doğup büyüdüğü ve özlediği yer.
Sımah: Kulak. 2. Kulak deliği.
Sırga: Küpe.
Sırma: Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. 2. Altın sarısı renginde saç.
Sibe: Yarın.
Sibel: Buğday başağı, yağmur damlası.
Sidal: Gölgelik yer.
Sim: Gümüş. 2. Genellikle işlemelerde kullanılan, gümüş görünüşünde ve parlaklığında olan iplik. 3. Gümüş gibi parıldayan. 4. İşaret.
Sima: Yüz, çehre, beniz. 2. Kişi, kimse, insan.
Simay: Gümüştenay, parlak ay
Simber: Göğsü gümüş gibi olan.
Simce: Gümüş gibi parlak beyaz.
Simden: Gümüş gibi parınldayan.
Simge: işaret, sembol.
Simin: Gümüşten. 2. Gümüş gibi beyaz, gümüş gibi saf, parlak.
Simla: Gümüş gibi.
Simten: Teni gümüş gibi parlak, güzel.
Sincan: Kırmızı renkte çiçekleri olan, çok yıllık ıtırlı bir bitki.
Sine: Göğüs. 2. Gönül, yürek.
Sinem: Gönlüm, yüreğim.
Sirap: Taze, körpe, genç.
Şiren: Mitolojide, belden aşağısı kuş ya da balık, belden yukarısı kadın biçiminde tasvir edilen, deniz cini. 2. Tiz ve yüksek bir ses çıkaran uyan düdüğü; alarm, canavar düdüğü.
Sitare: Yıldız.
Sitem: İnsanın gücüne gidecek söz, davranış. 2. Haksızlık, eziyet 3. Bir kimseye üzüldüğünü, kırıldığını öfkelenmeden
belirtmek.
Sofiyane: Kendini Tanrı’ya adamış olan.
Solin: Çiçekli çayır.
Sonbahar: Güz. 2. Sonbahar mevsimi.
Soncan: Son çocuk olması temenni edilen. 2. En iyi arkadaş.
Soneda: Nazlı olmaması temenni edilen.
Songül: Son açan gül. 2. Son çocuk olsun anlamında temenni edilen.
Songün: Beklenen tarihin en son gününde doğan.
Sonnur: Son ışık.
Sonol: Sonuncu çocuk olması temenni edilen.
Sonver: Sonuncu çocuk olması temenni edilen.
Sonyar: En son gözde.
Soring: KızıL.
Sosın: Mavi ya da sarı rengi olan çiçek.
Su: Hayat iksiri, sıvı. 2. Bir şeyin kenarına paralel olarak yapılan süs.
Suadiye: Yararlı, faydalı.
Suay: Su gibi berrak, ay gibi parlak.
Sudan: Berrak, tertemiz.
Suhan: “Sühan” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Suheyla: Süheyla yıldızı.
Suizan: Kötüye yorma.
Sulbiye: Birinin soyundan gelme, onun çocuğu olma
Sumru: Yüksek yer, tepe, üst.
Sun: Bir şeyi vermek, yollamak, göndermek, takdim etmek.
Suna: Boylu, poslu, filiz gibi. 2. Yaban ördeği.
Sunar: Takdim eden, saygılı.
Sungu: Bir büyüğe sunulan armağan. 2. Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış.
Sunu: Sunulan şey. 2. Piyasaya mal çıkartma.
Suphiye: Sabah vakti, şafak ile ilgili.
Surperi: Peri güzeli.
Surşirin. Gönül alıcı.
Suzan: Yakan, yakıcı.
Suzen: İğne. 2. İğne gözü deliği.
Suzende: Yakıcı.
Suzidil: Doğu müziği makamlarından.
Suzidilara: Türk klasik müziğinin III. Selim tarafından düzenlenmiş bir makamı.
Suzinak: Yakan, yakıcı. 2. Dokunaklı. 3. Doğu müziğinde basit bir makam.
Suziş: Yanma, yakma. 2. Etki yapma, dokunma. 3. Yürek yanması, derin ve büyük acı.
Süheyla: Yumuşak ve iyi huylu, mütevazi kadın.
Sükun: Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik. 2. Huzur, rahat. 3. Dinme, yarışma.
Sükut: Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik,
Sülün: Uzun kuyruklu, eti beğenilen güzel bir kuş türü.
Sümbül: Zambakgillerden soğanla üretilen, 15-20 cm. yükseklikte çiçekleri kokulu çeşitli renklerde süs bitkisi.
Sümeyre: Meyve çağlası. 2. Yaprak kıvrımı.
Sümre: Esmerlik, kara yağızlık
Sünbüle: Başak.
Sündüs: Dokunuşunda altın, gümüş tellerinde bulunduğu kaftan ve giysi dikiminde kullanılan bir tür ipekli kumaş. (Ar.)
Sürmeli: Gözleri doğuştan sürmeli kız.
Süsbil: Başak.
Süsen: Yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi.
Süslü: Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş.
Süveyda: Kalpteki kara benek, gizli günah.
Süzül: Bakıl, sevil, beğenilen.2. Süzgün bakışlı.
Devamını Oku »

R Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda R Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, r ile başlayan kız isimleri, anlamlı r harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel r harfi kız isimleri,dini r harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Rabia: Dördüncü. 2- Tanzimattan sonra sivil rütbelerin yukarıdan aşağıya dördüncüsü
Rabian: Dördüncü olarak,
Raciye: Rica eden, yalvarıp yakaran.
Radife: Kabullenen, rıza gösteren. 2. Boyun eğen.
Radiye: Kabullenen, rıza gösteren. 2. Boyun eğen.
Rafia: Her türlü destek, ayaklık.
Rafiha: Bolluk içinde, rahat yaşayan.
Rağbet: İstek, arzu. 2. Beğenme, itibar.
Rahile: Kervan, yolcu kafilesi.
Rahime: Acıyan, merhametli.
Rahşende: Parlayan, parıldayan, ışıldayan.
Raife; Esirgeyici, merhametli.
Raika: Sade, saf, katıksız
Rakabe: Köle, cariye.
Rakkas: Rakseden, dans eden oynayan. 2. Sarkaç.
Rakkase: Geçimini dans ederek sağlayan kadın.
Rasiha: Sağlam, kökten güçlü, 2. Bir bilgi dalında, özellikle din bilimlerinde çok bilgisi olan.
Rasime: Eskiden kalma görenek. 2. Merasim, tören.
Raşide: Doğru yoldan giden, hak dinini kabul etmiş olan. 2. Akıllı.
Ratibe: Maaş, aylık. 2. Görev.
Raufe: Çok merhametli, pek esirgeyen.
Ravza: Suyu yeşilliği bol olan yer, bahçe.
Rayiha: Koku, güzel koku.
Razber: Nisan ayı.
Raziye: Kabul eden, boyun eğen, rıza gösteren, gönlü olan.
Rebia: Baharla ilgili.
Refaket: Arkadaşlık, yol arkadaşlığı.
Refia: Yüksek, yüce.
Refiha: Rahatlık ve huzur içinde yaşayan.
Refika: Zevce, eş. 2. Kadın arkadaş.
Rekin: Gururlu, ağırbaşlı, yüksek.
Remziye: İşaret ile ilgili. 2. Simgesel.
Rengin: Renkli, boyalı. 2. Hoş, latif ve güzel. 3. üslü bezeli.
Rengial: Al renkli.
Renim: Bağırma, çığlık.
Renk: Işığın cisimlere verdiği görüntü niteliği; boya, tarz, şekil, usül.
Resmiye: Devlet tarafından ya da devlet adına olan. 2. Törenle ilgili. 3. Çok ciddi, sert.
Reşide: Doğru yolu tutan. 2. Ergin, akıllı, olgun, doğru davranışlarda bulunan.
Reşik: Göz bebeği.
Reviş: Yürüyüş, gidiş.2. Tarz, usul, yöntem, üslup.
Reyhan: Fesleğen.
Reyyan: Çok, sulak
Rezik: Gelenek, töre, yöntem.
Rezvan: Bağ, bağcı, üzüm.
Rezzan: Ağırbaşlı, Ciddi.
Rızaiye: Eski Urmuye şehri.
Rikkat: Acıma, yumuşaklık, 2. incelik, zariflik, içlilik.
Roman: Uzun öykü. 2. Çingene.
Ronahi: Işık, aydınlık.
Roni: Aydın ışıklı, berrak.
Rosa: Gül rengi, pembe kırmızı arası bir renk.
Ruhan: Güzel kokulu.
Ruhcan: Üretken insan, hareketli, yaratıcı kişi.
Ruhinur: Yüzü nurlu,
Ruhiye: Ruhla ilgili.
Ruhsar: Yanak. 2. Yüz, sima, çehre.
Ruhsel: İçi içine sığmayan, coşkulu.
Ruhuay: Ruh güzelliği olan.
Ruhucan: Samimiyeti yürekten olan.
Ruhugül: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
Ruhugülen: Şen şakrak bir ruh yapısına sahip olan.
Ruhugüz: Hüzünlü bir ruh yapısına sahip olan.
Ruhunaz: Nazlı, nazenin bir karaktere sahip olan.
Ruhunur: İçindeki enerjisini herkese yansıtan.
Ruhuşan: Şöhret arzusu içinde olan.
Ruhuşen: Neşeli bir ruh yapısı olan, şen şakrak,
Rukiye: Büyü, sihir.
Rüveyda: Hoş, ince, nazik.
Rüya: Düş. 2. Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal. 3. Gerçekleşmesi beklenen şey, umut
Devamını Oku »

P Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda P Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, p ile başlayan kız isimleri, anlamlı p harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel p harfi kız isimleri,dini p harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Pakize: Tertemiz, çok temiz, halis.
Paksüt: Süt gibi temiz bir karakteri olan.
Pamuk: Koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. 2. Uysal, yumuşak kişi.
Papatya: Baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, Ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki.
Parçe: Parça, bir bütünden ayrılmış küçük bölümler.
Parlak: Parlayan, ışıldayan. 2. Temiz ve ışıklı. 3. Göze çarpacak kadar başarılı olan.
Parlanur: Nur gibi parla, ışık saç.
Payende: Sürekli, yerinde duran. 2. Kararlı, temelli. 3. Payanda, destek.
Pekay: Ay gibi güzel.
Pelin: Yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, ıtırlı bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki.
Pembe: Beyazla biraz kırmızının karışmasından oluşan açık renk.
Pembegül: Pembe renkli gül gibi olan.
Pembenaz: Nazlı güzel.
Pembenur: Pembe renkli ışık saçan.
Perçem: Saç traşından sonra tepede bırakılan saç tutamı. 2. Yele. 3. Kakül. 4. Mızrak, bayrak gibi şeylerin uçlarına konulan püsküle benzer şeyler.
Perestide: Sevgili, sevilen, canan.
Peri: Doğa üstü güçleri olduğuna inanılan, hayali dişi varlık. 2. Çok güzel, alımlı becerikli, hamarat kadın.
Perican: İçtenliğiyle güzelleşen kadın.
Peride: Uçmuş, soluk, solmuş.
Perihan: Peri padişahı.
Perik: Kuş tüyü.
Perinaz: Çok güzel olmasından ötürü nazlanan.
Perinisa: Kadınların en güzeli.
Perinur: Peri gibi güzelliğiyle göz kamaştıran.
Peripeyker: Peri gibi güzel yüzlü.
Perisu: Peri kadar güzel ve su kadar da saf olan.
Periveş: Peri gibi çok güzel.
Periyar: Peri kadar güzel sevgili.
Perizat: Peri çocuğu kadar güzel.
Perize: Kırmızı altın.
Perran: Uçan, uçucu.
Peru: ışığa gelen kelebek.
Perver: Besleyen, besleyici, eğiten, eğitici.
Pervin: Ülker yıldız.
Pesin: Sonraki, en son.
Petek: Anların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıkları. 2. Arı kovanı. 3. Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. 4. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.
Peya: Gurur.
Peyam: Badem.
Peyker: Yüz, çehre.
Peyma: Ölçen, ölçülü.
Pınar: Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak.
Pırıl: Çok parlak, çok ışıklı. 2. Çok temiz, tertemiz. 3. Çok yeni. 4. Kusursuz, eksiği olmayan, tam.
Pırıltı: Parıldayan şeyin çıkardığı ışık.
Pırıltılı: Pırıltısı olan, parlak. 2. Süslü, özentili.
Pıtırcık: Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.
Piraye: Süs, bezek.
Piroze: Güvercine benzer bir kuş türü.
Piruze: Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.
Prenses: Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan. 2. Hükümdar karısı.
Pürahenk: Çok uyumlu.
Pürçek: Püskül, saçak, şakaklardan sarkan saç.
Püren: Meşenin filizi. 2. Çalı, ot.
Pürenvar: Rengarenk, çok renkli
Pürfeyz: Bereketli
Pürheves: Çok hevesli, çok istekli.
Pürhuzur: Huzur dolu.
Pürşan: Çok şöhretli.
Pürşen: Neşe dolu.
Pürtaravet: Taptaze.
Püser: Oğul vermek.
Paye: Derece, mertebe, rütbe.
Payidar: İyice yerleşmiş, sağlam.
Pekşen: Çok neşeli.
Perrin: Kibar, gönlü tok olan.
Devamını Oku »

Ö Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda Ö Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, ö ile başlayan kız isimleri, anlamlı ö harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel ö harfi kız isimleri,dini ö harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Öğet: Beğenilen, aranılan, övülen.
Ökmen: Akıllı zeki, bilgili.
Önay: Ay gibi aydınlık ve öncülük eden.
Önem: Mühim olan, gerekli olan.
Öngül: Önayak olmak. 2. İlk gül.
Örengül: Yaban gül. 2. Değer verilen güzel.
Örfiye: Gelenek ve görenekle ilgili örfle ilgili.
Örge: Yükselen, yukarı çıkan. 2. Motif.
Örgen: Urgan, ince hat, ip.
Örnek: Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey. model. 2. Bir bütünün niteliğini anlatmak için bütünden ayrılarak verilen küçük parça. göstermelik, numune. 3. Bir şeyin benzeri tıpkısı, misal. 4. En iyi biçimde olan.
Örün: Gökyüzünün açık, aydınlık durumu.
Öşme: Kaynak, suyun topraktan çıktığı yer.
Öfke: ötüşen, şen, şakrak.
Övgül: Övülmeye değer
Övgüm: övmeye değer gördüğüm.
Öykü: Hikaye. 2. Ayrıntılarıyla anlatılan olay.
Özbaşak: Başak gibi güzel olan.
Özcanan: Değer verilen sevgili.
Özenay: Çok güzel, ay gibi güzel.
Özengül: Kusursuz gül gibi olan.
Özey: Aydın kişilik.
Özgül: Bir türle ilgili, bir türe ilişkin. 2. Özü gül gibi olan.
Özgülay: Kendine has bir güzelliği olan.
Özgünel: Becerileri üstün, yetenekli.
Özgüneş: Sıcak kanlı olan.
Özipek: Koza, ipek böceği.
Özkut: Özünde kutsallığı barındıran.
Özlem: Bir kimseye ya da bir şeye duyulan aşırı görme kavuşma arzusu, hasret
Özlenen: Hasret çekilen kimse ya da şey.
Özleyiş: Özlem duygusu, hasret çekme.
Öznil: Nil gibi verimli.
Özperi: Peri gibi güzel.
Özpetek: Özünde çalışkan olan.
Özpınar: Kaynak.
Özsev: İçten gelen sevgi.
Özsevi: İçtenlikle seven.
Özşah: Güçlü kişilik.
Özten: Güzel tenli.
Öztün: Sağlam, sağlıklı kişiliği olan.
Ömür: Hayat, yaşayış.
Özge: Başka, gayrı, diğer.
Özgen: Filizler gibi güzel, nazik
Devamını Oku »

O Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda O Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, o ile başlayan kız isimleri, anlamlı o harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel o harfi kız isimleri,dini o harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Oba: Yurt, mesken
Ocan: Sevilen kişi
Odil: O tatlı dil
Ogül: Gül gibi güzel.
Okşan: Hep sevilen, beğenilen ol
Okyanus: Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz
Olca: Savaşta ele geçirilen mal
Oluş: Olma işi, olma biçimi var oluş
Orkide: Değerli bir çiçek
Opal: Değerli bir taş
Oya: İğne, firkete, tığ, ya da mekikle yapılan, ibrişimden önce dantel oya gibi güzel olan
Oylum: Derinlik, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, kıvrım, bukle
Oysu: İnce akan su, derecik
Devamını Oku »

N Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda N Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, n ile başlayan kız isimleri, anlamlı n harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel n harfi kız isimleri,dini n harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Naciye Selamete erişen.
Nadide 1.Zor bulunur, ender rastlanır. 2.Çok değerli, pek kıymetli.
Nadiye Nida eden, haykıran, çağıran.
Nagehan Ansızın, birdenbire.
Nahide Büluğa ermiş.
Naime Güzel, zarif kadın.
Nâlân İnleyen, feryad eden.
Namiye Tanınmış, ünlü olan.
Nazire Bir şeye benzetilerek yapılan şey, örnek.
Nazian Nazlanan.
Nazlı Naz eden, cilveli, nazik, şımarık.
Nazmiye Tertipli, düzenli.
Nebahat Şan, şeref, asalet, yücelik.
Necibe Soyu ve nesli temiz, cömert, asilzade, güzel huylu ve ahlâklı kişi.
Necla Kuşak, sülale, nesil.
Necmiye Yıldızlarla ilgili.
Nedret Nadirlik, seyreklik, az bulunurluk.
Nefise Çok güzel, herkesçe çok beğenilen.
Nergis 1.Sarı çiçekli süs bitkisi. 2.Sevgilinin gözü.
Neriman Yiğit, kahraman
Nermin Yumuşak, kibar, nazik.
Neslihan Han soyundan gelen, hükümdar soylu.
Neslişah Padişah soyundan, neslinden gelen.
Nesrin Yaban gülü.
Neşe Sevinç, gönül ferahlığı.
Neva Ses, avaz, name, ahenk.
Nevin Yeni, yepyeni.
Nevra Işıklı, parlak, çiçek manasına da gelir.
Nezahat Temiz, parlaklık, manevi ve iç temizliği.
Nezaket Kaba olmamak, edeb, terbiye.
Nigar Tasvir, suret, portre, resim.
Nihal Fidan.
Nihan Gizli, saklı, görünmeyen, kayıp, sır.
Nilüfer Çok yıllık su bitkisi.
Nimet İyilik, ihsan, lütuf, hayırlı hal.
Nur Işık, aydınlık.
Nuran Işıklı, nurlu, aydınlık.
Nuray Ay ışığı demektir.
Nurbanu Nurlu kadın.
Nurcan Can ışığı demektir.
Nurcihan Cihanın nuru, kainatın ışığı demektir.
Nurhayat Hayatın nuru, ışığı.
Nuriye Aydınlanmış, parlak.
Nursel Işık seli, etrafını aydınlatan, etrafına ışık veren.
Nurşen Işık gibi şen ve güler yüzlü kişi.
Nurten Teni ışık gibi beyaz olan, nur tenli.
Nurunnisa Kadınların en değerlisi, aydınlığı.
Nükhet Güzel ve hoş koku.
Nüvidan Hayırlı haberlerle müjde veren, müjdeleyen kişi.
Devamını Oku »

M Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda M Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, m ile başlayan kız isimleri, anlamlı m harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel m harfi kız isimleri,dini m harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Macide: Onurlu, ün kazanmış.
Mağfiret: Tanrı’nın kullarının günahlarını bağışlaması. 2. şefkat, acıma ve yargılama.
Mahbube: Sevgili, yar.
Mahfer: Ay ışığı.
Mahinur: Ay ışığı.
Mahire: Hünerli, becerikli.
Mahiye: Aylık, maaş.
Mahmude: Övülmüş, övülmeye değer.
Mahmure: Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Süzgün ve dalgın bakışlı göz.
Mahperi: Güzeller güzeli.
Mahrem: Gizli, saklı. 2. İçli dışlı, sırdaş.
Mahru: Yüzü ay gibi güzel olan.
Mahrume: Yoksun kalmış. 2. Payı kısmeti olmayan, şanssız.
Mahrur: Alevlenmiş, ateşli.
Mahsure: Kuşatılmış, sarılmış.
Mahşer: Kıyamet günü ölülerin dirilip toplanacakları yer ve zaman.
Mahur: Türk müziğinde bir makam.
Mahzure: Çekinme, sakınma. 2. Korku. 3. Savaş.
Maide: Ziyafet, şölen.
Makber: Mezarlık.
Makbule: Kabul edilmiş. 2. Genel olarak istenilen, herkesçe kabul edilen. 3. Beğenilen,
Maksude: İstenilen şey, istek. 2. Niyet, hedef.
Maksure: Kısaltılmış. 2. Elinde olmadan, zoraki. 3. Alıkonulmuş. 4. Camilerde büyükler için ayrılan yüksekçe yer.
Makule: Tür, çeşit. 2. Soy.
Malike: Sahip olan, elinde bulunduran.
Mamure: Bayındırlık . 2. Kent, kasaba.
Mana: Anlam. 2. Düş. 3. İçyüz, 4. Akla yatkın neden.
Manolya: Çiçekleri beyaz, bitkileri parlak, yeşil renkte olan süs bitkisi.
Mansure: Tanrı yardımıyle zafer kazanmış. 2. Yardım görmüş.
Marifet: Ustalık, hüner. 2. Uygun olmayan, hoşa gitmeyen.
Martı: Beyaz ve parlak yeşil renkte deniz kuşu.
Marufe: Bilinen tanınan. 2. Ün kazanmış, ünlü. 3. Dinsel bakımdan iyi bulunmuş, beğenilmiş kimse.
Masume: Günahsız, suçsuz.
Maşuka: Sevgi, sevilen yavuklu.
Maviş: Mavi gözlü güzel kız.
Maya: Yaradılış, öz, nitelik. 2. Dişi deve. 3. Bir tür halk türküsü.
Mayıs: Bahar ayı.
Mazlume: Zulüm görmüş, haksızlığa uğramış, ezilmiş, yıkılmış. 2. Uysal boynu bükük, nazlı.
Mebruke: Kutlanacak, tebrike layık kadın.
Mebrure: Hayırlı, beğenilmiş
Mebuse: Gönderilmiş, yollanmış. 2. Milletvekili. 3. Öldükten sonra diriltilmiş olan.
Mecide: Şan ve şeref sahibi. 2. Büyüklük, ululuk.
Medar: Dayanak, yardımcı.
Medeniyet: Uygarlık.
Mediha: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
Medine: Kent, şehir . 2. Dünya müslümanlarının kutsal kentlerinden biri.
Mefbaret: Övünülecek şey, övünmeye neden olacak şey.
Mefküre: Ülkü, ideal.
Meftune: Büyülenmişçesine, kendinden geçercesine birine tutkun. 2. Bir şeyi aşırı beğenmekten şaşkın olan vurgun.
Mehcure: Uzaklık. ayrılık, 2.-Bir kenara bırakılma.
Mehin: Dişi at. kısrak.
Mehir: Ay. ay parçası.
Mehlika: Ay parçası gibi. çok güzel kadın.
Mehpare: Ay parçası, ay gibi güzel.
Mehru: Ay yüzlü güzel.
Mehrup: Yoksul, fakir.
Mehtap: Dolunay. ay ışığı.
Mehveş: Ay gibi güzel kadın.
Melahat: Güzellik. 2. Yüz güzelliği. 3. Sevimlilik. güleryüzlülük.
Melaik: Melekler.
Melda: Çok genç, körpe vücut. 2. DuL.
Melek: Tanrı ile insan arasında aracılık yapan nurdan olduğuna inanılan manevi varlık. 2. Huyu güzel kişi.
Melekcan: Çok iyi dost. 2. Karakteri iyi olan.
Melekgül: Çok iyi kalpli.
Meleknaz: Nazlı güzel.
Meleknur: Melek nur.
Meliha: Güzel, şirin, sevimli, zarif.
Melike: Kadın hükümdar, padişah karısı.
Melis: Bal, bal arısı.
Melisa: Tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki.
Melodi: Kulağa hoş gelen ses dizisi, müzik.
Meltem: Karadan denize esen yaz rüzgarı.
Memduha: Övülmüş, yüceltilmiş. 2. Övgüye değer.
Memnune: Sevilmiş, sevinçli.
Menekşe: Mor renkli, kokulu çiçekler.
Meneviş: Renk dalgalanmaları.
Menevşe: Morrenkli, kokulu çiçekler.
Mensure: Saçılmış, serpilmiş.
Menşure: Yayınlanmış, dağıtılmış.
Menzure: Adanmış, adak olarak belirtilmiş.
Meral: Dişi geyik, ceylan.
Meram: İstek, niyet, amaç.
Mercan: Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan. 2. Bir çeşit balık.
Meriç: Trakya bölgesinde bir nehrin adı.
Mersa: Liman.
Merve: Mekke’de kutsal bir dağ.
Meryem: Hz. İsa’nın annesi.
Merze: Mercan.
Merziye: Beğenilen, güzel olan.
Merzuka: Rızklanmış, rızkı verilmiş. 2. Rızkı çok, mutlu.
Mesadet: Mutluluk, sevinç.
Meserret: Sevinçli, neşeli.
Mesrure: Sevinmiş, sevinçli. 2. İsteğine kavuşmuş, mutlu olmuş.
Mesture: Örtülü. 2. Gizli saklı. 3. Namuslu, açık gezmeyen kadın.
Mesube: Hayırlı ve yararlı bir işe karşı Tanrı’nın armağanı.
Mesudane: Mutlu olanlar gibi, mutlulukla.
Mesude: Mutlu olan, mutlu.
Meşakkat: Güçlük, sıkıntı, zorluk. 2. Eziyetli, zahmetli iş. .
Meşale: Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek.
Meşale: Işık saçan araç.
Meşine: Ela, ela gözlü
Meşk: Yazı örneği. 2. Yazı ve müzikte alıştırma, uygulama
Meşkure: Beğenilmiş, övgüye değer, teşekkür edilecek değerde.
Metanet: Dayanıklı, sağlam olma.
Metik: Küçük çiçeklerin goncası.
Mevcude: Mevcut olarak, kendisiyle birlikte.
Mevhibe: Tanrı vergisi, bağış.
Mevlide: Doğma, dünyaya gelme. 2. Doğum yeri. 3. Doğum zamanı, tarihi.
Mevlüde: Yeni doğmuş çocuk.
Mevsim: Yılın iklim bakımından ayrılmış dört bölümü.
Mevzune: Biçimli, düzgün. 2. Düzenli, vezinli, ölçülü.
Meygün: Şarap renginde, şaraba benzer.
Meyil: Bir yana eğilmiş olma, eğilim. 2. Sevgi duyma, sevip tutulma.
Meyyal: Meyleden, aşırı istekli. 2. Fazlaca eğilen, 3. Eğik.
Meyyit/Meyyite: Çok zayıf.
Meziyet: Bir kişi veya nesneyi benzerlerinden üstün gösteren ayıran nitelik. 2. Beceri.
Mısra: Manzumenin satırlarından her biri, dizeleri.
Mihman: Konuk, misafir.
Mihriban: İyi yürekli, güler yüzlü. 2. Dost, sevgili, yarendaş.
Mihrican: Sonbahar. 2. Dost, sevgili.
Mihrigül: Güler yüzlü dost, sevecen güzel.
Mihrimah/ Mihrümah: Güneş ve ay.
Mihrinaz: Çok nazlı.
Mihrinisa: Güler yüzlü, faziletli kadın.
Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan.
Mihrişah: Şahların güneşi.
Mihrişan: Şanlı, şöhretli, güleryüzlü dost.
Mihrişen: Şen, şakrak, güleryüzlü.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Mileb: Diren, direngen.
Mimoza: Çiçekleri sarı ve bazı türlerinde beyaz veya menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi.
Mina: Liman. 2. Şişe, cam, billur. 3. Şarap şişesi. 4. Mine
Mine: Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. Saat kadranı. 3. Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku. 4. İnce ve parlak sert nakış. 5. Yapraklan karşılıklı ve oymalı, çiçekleri başak durumunda alacalı, mavi veya menekşe renginde ıtırlı bir bitki.
Minnet: Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu; 2. Bir iyiliğe karşı teşekkür etme, memnuniyet duyma.
Mirari: İnci
Miraz: Amaç, hedef
Mircan: Güneş gibi aydınlık.
Misal: örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek. 2. Benzer, eş gibi.
Mişvar: Huy, alışkanlık, tarz.
Mizur: Munzur nehri.
Moran: Sis.
Morgül: Morrenkli değişik bir gül türü.
Muaccel: Acele olunmuş, acelecilik. 2. Peşin, vadesi olmayan.
Muadelet: Değer bakımından eşit olma, eşitlik, denklem.
Mualla: Yüksek, yüce. 2. Rütbe ve mevki bakımından en üst düzeyde olan.
Muazzez: Çok saygıdeğer, onur sahibi. 2. Aziz, değerli.
Mucibe: kap eden, gereken.
Mucide: Bilinen şeylerin yardımıyla hiç bilinmeyen bir şey bulma. 2. Yeni düşünce ve anlamlar bulabilen.
Mucize: İnsanı şaşkınlık içinde bırakan olağanüstü olay.
Muhabbet: Sevgi. 2. Dostça konuşma, yarenlik, sohbet etme.
Muhibban: Sevenler muhabbeti olanlar. 2. Dostlar, ahbaplar. 3. Bir tarikate sevgi duyanlar, bağlı olanlar.
Muhibbe: Kadın dost.
Muhlise: Katkısız, halis. 2. Düşünce, davranış ve duyuşlarında içten olan, samimi.
Muhsine: İhsan eden, iyilik edip bağışta bulunan, cömert.
Muhteşem: Görkemli, gösterişli, büyük ve göz alıcı.
Mukaddes: Kutsal, mübarek.
Mukbile: İkbal sahibi. 2. Mutlu, kutlu.
Mukime: Bir yerde yerleşmiş, orada oturan.
Munise: Alışılan, alışılmış, yabancı olmayan. 2. Cana yakın, uysal, sevimli.
Musiye: Vasiyet eden kadın.
Muslihe: Islah eden, düzelten, iyileştirmeye çalışan. 2. Barıştıran, arayı düzelten.
Muteber: Hatırı sayılan, saygın, güvenilir.
Mübeccel: Yüceltilmiş, ululanmış, yükseltilmiş.
Mübeddil: Değiştiren.
Müberra: Temize çıkmış, arınmış, aklanmış.
Mübeşşer: Müjdelenmiş.
Mübeyyen: Beyan edilen, bildirilen, açıkça söylenen.
Mübine: İyiyi, kötüyü ayıran. 2. Apaçık, besbelli.
Mübtesim: Gülümseyen, tebessüm eden.
Mücber: Zorunlu, zorlanan.
Mücella: Cilalanmış, parlatılmış.
Mücevher: Değerli süs eşyası.
Müçteba: Seçilmiş, seçkin.
Müdebber: Tedbir, önlem alınmış. 2. Her şey düşünülmüş. 3. Azat olması için sahibinin ölümü koşul olarak kabul edilmiş köle.
Müdrike: Anlayan, kavrayan, idrak eden. 2. Yaklaşan, ulaşan.
Müeccel: Tecil edilmiş, sonraki bir zamana bırakılmış, ertelenmiş.
Müedda: Eda edilmiş, ödenmiş. 2. Anlam, kavram.
Müesser: Etkilenmiş olan, tesir altında kalan.
Müeyyet: Sağlamlaştırılmış, güçlendirilmiş. 2. Yardım gören.
Müfide: Anlatan, ifade eden. 2. Yararlı.
Müge: İnce bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. İnci çiçeği,
Mühire: Aydınlatan.
Mühri: Güneşli.
Müjde: Sevindirici haber, muştu.
Müjdecan: İyilik haberleri getiren
Müjdenaz: Nazlılığıyla kendini sevdiren.
Müjdenur: İnsanın içini ferahlatan haber.
Müje: Kirpik.
Müjgan: Kirpikler.
Mükafat: ÖdüL. 2. Değerlendirici, sevindirici davranış.
Mükedder: Üzgün, acılı, üzüntülü, kederli.
Mükesser: Kırık, kırılmış.
Mükrem: İkram olunmuş, değer verilerek ağırlanmış,
Mükrime: İkram eden güler yüzle ağırlayan. 2. Konuksever, hürmetkar.
Müldüz: Duru, berrak su.
Müleyyen: Yumuşatılmış, mülayimleştirilmiş.
Mülhime: İlham eden, içe doğduran.
Mülzime: Susturan. 2. Gerekli gören.
Mümine: İslam dinine, Tanrı’nın birliğine, Muhammet peygambere yürekten inanan müslüman.
Münciye: Kurtaran, kurtancı.
Münevver: Parlak, aydınlatılmış. 2. Kültürlü, açık düşünceli insan.
Münibe: Başkaldırmayı, azgınlığı bırakarak Tanrı’ya yönelen. 2. Bereketli yağmur.
Münife: Yüksek, ulu, büyük. 2. Ululuk
Münime: Nimet veren, yedirip içiren. 2. İyiliksever, velinimet.
Münire: Nurlandıran, ışıklandıran, ferahlatan.
Münşire: Anlatımı iyi olan sekreter. 2. İyi hatip.
Mürebbi: Çocuk eğiticisi kadın.
Müride: Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
Mürşide: Doğru yolu gösteren kılavuz.
Mürüvvet: İyilikseverlik, cömertlik. 2. Ana-babanın çocuklarının sünnet, askerlik; evlilik gibi mutlu günlerini görme sevinci. 3. Yiğitlik, mertlik.
Mürvet: “Mürüvvet” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Müsalemet: Barış içinde yaşama, iyi geçinme.
Müseccel: Sicil defterine, kütüğe yazılmış.
Müsemma: Adı olan, adlanmış. 2. Parası, sayısı tutarı belli. 3. Belli bir zaman süresi.
Müslime: Müslüman.
Müstakbel: İleri bir tarihte beklenen, gelecek. 2. İstikbal, gelecek (zaman).
Müstesna: Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı. 2. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. 3. Ayrıcalıklı.
Müteber: Geçerli, sağlam.
Müyesser: Kolaylıkla yapılan, kolay gelen.
Müzehher: Çiçeklenmiş, çiçekli. 2. Çiçeklerle süslenmiş olan.
Müzeyyen: Süslenmiş, bezenmiş.
Devamını Oku »

L Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda L Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, l ile başlayan kız isimleri, anlamlı l harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel l harfi kız isimleri,dini l harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Lale: Çeşitli renklerde çiçekleri olan süs bitkisi. 2. Osmanlı’da bir devre adını vermiştir.
Lalegül: Türk müziğinde bir makam. 2. Lale ve gül çiçekleri gibi güzel olan.
Lalezar: Lale bahçesi, lalelik.
Lamia: Parlayan, parıldayan, şey.
Lamiha: ışıldayan.
Latife: Şaka.
Lavanta: Lavanta çiçeğinden elde edilen ispirtolu güzel bir koku.
Layike: Ulaşılması gereken herhangi bir amaca veya maddeye uygun olan.
Laylank: Zambak.
Lebibe: Akıllı, anlayışlı, zeki.
Lebriz: Ağzına kadar dolu olan.
Lema: Parıltı, parlayış.
Leman: Parlama, parıltı.
Lemis: Dokunma, elleme.
Lemiye: Parıldayan.
Lerzan: Titrek,titreyen.
Lerze: Titreme.
Letafet: Güzellik. 2. Naziklik, yumuşaklık.
Levzi: Badem gibi olan.
Leyan: Parlayan, parlayıcı. 2. Konfor. 3. Lüks hayat
Leyla: Çok karanlık gecede görülen ışık.
Leylagül: Siyah gül.
Leylak: Mor ve beyaz renklerde çiçek açan salkım şeklinde, hoş kokulu bir bitki.
Leylan: Serap, yalgın.
Leyli: Geceye özgü, gece yapılan. 2. Gece gibi karanlık, hüzün veren 3. Yatılı okul.
Leylim: En karanlık gece.
Lezir: Akıllı, zeki.
Lezize: Tadı, güzel, hoş olan.
Linet: Sürgün.
Lirik: Coşkun.ilhamla dolu.
Lodos: Güneyden esen rüzgar, deniz rüzgarı.
Lüte: Bükülmüş, dürülmüş, düzeltilmiş şey.
Lütfiye: Hoşluk, güzellik, iyi davranış.
Devamını Oku »

K Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda K Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, k ile başlayan kız isimleri, anlamlı k harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel k harfi kız isimleri,dini k harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Kader: Alın yazısı, yazgı. 2. Talih.
Kadın: Dişi cinsten erişkin insan. 2. Evlenmiş kız. 3. “Bayan” anlamında kullanılan bin ünvan. 4. Analık veya veya
ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
Kadife: Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak yumuşak kumaş.
Kadime: Eski. 2. Başlangıcı öncesi bilinmeyen. 3. Bir yere ayak basan varan, ulaşan.
Kadire: Güçlü. kuvvetli, gücü tükenmez olan.
Kadriye: Onur, değer.
Kamelya: Pembe, kırmızı, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
Kamile: Olgun. 2. Tam mükemmel, kusursuz. 3. Yaşını başını almış, tecrübeli. 4. Çok bilgili kimse.
Kaniye: Elindekiyle yetinen. 2. Aklı yatmış, kabullenmiş.
Karakız: Esmer tenli kız.
Karanfil: Güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.
Kardan: Kar gibi beyaz.
Kardelen: Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan bir bitki.
Kaşife: Var olup da bilinmeyen herhangi bir şeyi meydana çıkaran.
Katibe: Kadın katip, kadın sekreter.
Katmer: Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. 2. Arasına yağ veya kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği.
Kaymak: Sütün yüzünde zar gibi toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman. 2. Bir şeyin en iyi ve en seçkin bölümü.
Kebar: İlk şafak.
Kebire: Büyük, ulu, yaşça büyük.
Keder: Kaygı, üzüntü, tasa.
Kelebek: Kanatları pullu, güzel narin bir hayvan.
Keriman: Eti açık, cömert.
Kerime: Kız evlat.
Kevser: Cennette bulunduğuna inanılan kutsal su.
Kezban: Yönetici kadın, kahya.
Kırçiçek: Kır çiçeği, yabani çiçekler.
Kısmet: Tanrı’nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. 2. Evlenme talihi.
Kıymet: Değer, bir şeyin niteliği.
Kızılca: Kırmızı renge çalan
Kızılcık: Kızıl renkli, küçük ekşimsi meyveleri olan ağaçcık.
Kibariye: Kibar, nazik kadın.
Kiraz: Kırmızı, küçük, etli, sulu meyveleri olan ağaç.
Kişwer: Krallık, ülke.
Konca: “Gonca” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Koncagül: “Goncagül” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Korgül: Kor renginde, kızıl gül.
Koza: İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak.
Körpe: Tazeliği üstünde, daha büyümemiş. 2. Yeni yetişmekte olan.
Kudsiye: Kutsal, saygı uyandıran.
Kudsiyet: Kutsallık. 2. Saflık, anlık, temizlik.
Kuğu: Uzun, kıvrık boyunlu, geniş kanatlı ve gagalı bir su kuşu.
Kumral: Açık kestane renginde teni ve saçı olan kişi.
Kumru: Güvercin gibi, boz gri renkli sevimli bir kuş.
Kutay: Kutsal ay.
Kutgün: Uğurlu, kutsal zamanda doğan.
Kutlay: Uğurlu, şanslı ay.
Kutlu: Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, ongun, mübarek.
Kutluay: Uğurlu, şanslı ay.
Kutlucan: Şanslı, uğurlu dost.
Kutlunaz: Şanslı nazenin.
Kutlunur: Şans ışığı veren.
Kutlusun: Şanslısın, uğurlusun.
Kutsal: Güçlü bir dini saygı uyandıran veya uyandırması gereken, mukaddes. 2. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen. 3. Üstüne titrenilen. 4. Tanrı’ya adanmış olan, tanrısal.
Kutsel: Uğurlu, coşkulu.
Kübra: En büyük, çok büyük.
Devamını Oku »

J Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda J Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, j ile başlayan kız isimleri, anlamlı j harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel j harfi kız isimleri,dini j harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Jale: Çiy, kırağı, sabahlan otların üzerinde olan su damlaları.
Jaledar: Üzerine şebnem düşmüş, kırağılanmış.
Jalenurc Parlayan. ışıldayan. 2. Çiy.
Jergar: Deniz yeşili renk, göz taşı.
Jinmir: Kraliçe, prenses.
Jinsal: Çağ, yaş, dönem.
Jülide: Dağınık, karmakarışık.
Devamını Oku »

İ Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda İ Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, i ile başlayan kız isimleri, anlamlı i harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel i harfi kız isimleri,dini i harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
İclal: Ağırlama ikram, büyüklük ululuk
İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.
İdilsu: Su için yazılmış şarkı.
İdlal: Naz etme, aşırı nazlanma.
İfakat: İyileşme, iyi olma.
İffet: Cinsi konularda ahlak kurallarına bağlılık, Namus.
İkbal: Baht açıklığı, şanslılık. 2. Arzu, istek.
İkram: Konuğu ağırlama. 2. Bir şeyi armağan olarak verme. 3. Sunulan şey.
İksir: Eskiden hayatı ölümsüzleştirmek, madenleri altına çevirmek gibi olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı. 2. İç ferahlatıcı ilaç veya içki. 3. Aşk ilham eden büyülü içki.
İlayda: Su perisi.
İlçim: Elçilik görevi.
ilçin: İlde olan, ülke için yaşamak.
İlden: Üzgün, pişman, naçar.
İldeniz: Ülkenin denizi.
İley: Huzur, yan, yön, taraf.
ilginay: Gurbette yaşayan güzel.
İlgün: Başkaları, yabancılar.
İlgür: Gelişkin, güçlü.
İlisu: Sulak yer, hareketli yer.
ilkbahar: Mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan zaman aralığı.
ilke: Davranışların düzenli ve kurallı oluşu. Temel düşünce.
İlkgül: İlk açan gül.
İlknaz: İlk göz ağrısı.
İlknur: İlk görülen ışık
İlksal: İlk çocuk olmasıyla övünülen.
İlksay: İlk olmasıyla özen gösterilen.
İlksel: İlk göz ağrısı.
İlksen: İlk gelen kişi.
ilksev: İlk önce sevilen.
İlkşan: İlk göz ağrısı.
İlkşen: İlk önce sevinen.
İlkut: Yurdun için savaş.
İlkyaz: İlkbahar, bahar
İlkyel: Hafif esinti.
İlma: Parlatma. 2. Belirleme, işaret etme.
ilnur: Ülkenin, çevrenin ışığı.
İlser: Yurdu için baş veren.
İlsu: Vatan suyu.
iltaç: Yurdunu taçlandır, onurlandır.
İlterim: Yurdunu koruyan.’
İmbat: Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgarı, deniz yeli.
İmece: Elbirliği ile yapılan çalışma.
İmer: Zengin, varlıklı.
İmgen: Düşleyen
İmren: Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta.
İnce: Düşünce,duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif.
İnci: Deniz hayvanlarının içinde oluşan değerli küçük taşlar.
İncidil: Değerli sözler söyleyen.
incigül: Gül gibi güzel, inci gibi narin.
İncilay: Işıltı saçan, parıldayan.
İncili: Değerli.
İncinur: İnci gibi ışık saçan.
İncisel: Coşkulu ışık.
İnciser: En güzel inci.
İncisoy: İnci gibi bir soydan gelen.
İndira: Girişim. 2. Önegeçme.
İnsel: İnsani, insana yakışan.
İpar: Güzel koku, amber, misk.
İpek: Kozadan yapılan ince, parlak, dayanıklı iplik ve bundan yapılan kumaş. 2. Kibar, zarif.
İpekel: Eli ipek gibi güzel ve yumuşak.
İpekten: Teni ipek gibi yumuşak ve güzel olan.
İrade: istek, dilek. 2. Buyruk. 3. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.
İrem: Cenneti andıran güzel yer.
İren: Özgür, serbest.
İrgün: Sabah, tan vakti.
İris: Mitolojide Thaumas ile Elektra’nın kızı, tanrıların ulağı. 2. Gökkuşağının insanlaştırılmış biçimi.
İrman: Arzu, istek. 2. Davetsiz gelen misafir.
İrva: Suya doyma.
İrza: Gönlünü hoş etme, gönül alma.
İsmiay: Adıda kendi gibi güzel olan
İsmican: içten olması temenni edilen.
İsmigül: Gül gibi güzel olması temenni edilen.
İsminaz: Nazlı, adı nazdan gelen.
İsminur: Nur gibi ışık saçması temenni edilen.
İsmişan: Adı gibi şanlı, şöhretli olması temenni edilen.
İsmişen: Adı gibi neşeli olması temenni edilen.
İsna: Övme, şükretme, değer, yükseltme.
İsra: Yürütme. Kuran-ı Kerim’in 17. suresi.
İstek: isteme, istenilen şey.
İstem: İrade, arzu.
İstemihan: İradeli, arzulu, yönetici.
İşkar: Emekçi, işçi.
İşve: Naz, eda.
İşvebaz: Naz edici, kırıtkan, cilveli.
İşvekar: Nazlı, cilveli.
İşveli. Nazlı, cilveli.
İtibar: Saygı, önem, onur, şeref.
İyem: Güzellik, iyilik
İyimser: İyilik düşünen; her şeyin iyi tarafını düşünen.
İzan: Anlayış, kavrayış, akıl, terbiye.
izel: Elizi.
İzgen: Etkisi olan, izi geniş olan.
İzgi: İyi güzel, akıllı, adaletli.
İzgül: Gül izi.
İzgün: Gün izi.
izlem: İzlemek, gözlemek, görmek. 2. Takip etmek.
Devamını Oku »

I Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda I Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, ı ile başlayan kız isimleri, anlamlı ı harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel ı harfi kız isimleri,dini ı harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
lğıl: Yumuşak akan su.
Ihlamur: Güzel kokulu, çiçeği kurutularak şifa niyetine çay olarak içilen bir ağaç.
Ilım: Uzlaşmacı, yumuşaklık,
Iraz: Hakkına rıza gösteren. .
Irıs: Mutluluk, saadet.
Irısgül: Mutluluk gülü.
Isla: Sulu, verimli.
Işıl: Parlak bir ışık saçadak.
lşılar: Parlayan, ışıldayan. 2. Neşeli, canlı.
lşılay: Ay ışığı, parlak, ışıldak
lşıldar: Göz alıcı, ışık saçan.
lşıltan: Tan yerinin ışığı.
Işım: Işınlık, aydınlık.
lşınay: Ay gibi ışıldayan.
Işınbike: Aydınlık saçan kadın.
Işıngün: ışıklı, aydınlatıcı gün.
Işınsal: Işık saç. 2. ışıkla ilgili.
Işınsu: Aydınlık, su gibi olan.
Işkın: İnce ve taze dal, filiz.
ıtır: Bir tür çiçek ve bunun güzel kokusu.
Izgın : Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki.
Izrar: Zarar, ziyan,
Devamını Oku »

H Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda H Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, h ile başlayan kız isimleri, anlamlı h harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel h harfi kız isimleri,dini h harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Habibe: Sevgili, seven dost.
Habide: Uykucu, uykuya dalmış.
Habike: Açık gecelerde gökyüzünde boydan boya görülen uzun yıldız kümesi.
Habile: Hamile, gebe, yüklü.
Habinar: Nar tanesi.
Hacce: Hacca giden kadın. 2. Hacı kadın, hacı kız.
Hacer: Taş, gök taşı.
Hacil: Utancından yüzü kızarmış.
Hadice: Erken doğmuş kız çocuğu.
Hadiye: Asa, değnek. 2. Su içinde yükselip çıkmış kaya.
Hadra: Yeşil:
Hafıza: Edinilmiş bilgileri -akılda tutma, unutmama yetisi.
Hafide: Torun.
Hafize: Muhafaza eden, koruyan.
Hakgüzar: Haktan yana, hak yanlısı.
Hakikat: Bir işin doğrusu, gerçeği.
Hakime: Egemenliğini yürüten, sözünü geçiren, egemen. 2. Başta gelen, başta olan, baskın çıkan. 3. Duygu, davranış gibi şeyleri iradesiyle denetleyebilen.
Halay: Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde davul ve zuma eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
Hale: Ay’ın çevresinde görülen ışık halkası. 2. Hrıstiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.
Halecan: Candan, içten dost
Halegül: Kutsal gül.
Halenaz: Kutsallığıyla nazlanan.
Halenur: Kutsal ışık.
Halet: Hal, durum. 2. Takdir.
Haletan: Kutsal ışık, Halide: Sonsuz, ebedi. 2. Saplanmış, dürterek batırılmış.
Halile: Zevce, kadın, nikahlı eş.
Halime: Yumuşak huylu, uysal.
Halise: Karışık olmayan, saf, katkısız. 2. içtenlikle, temiz yürekle, riyasız.
Hamaset: Yaradılıştan gelen cesaret 2. Yiğitlik.
Hamdiye: Tanrı’nın ululuğunu övmek için söylenen şükran sözü.
Hamide: Övülmeye değer.
Hamise: Beşinci.
Hamiye: Koruyucu; koruyan, arka çıkan.
Hamiyet: Yurtseverlik. 2. Ulusal onuru koruma çabası, güdüsü. 3. iyilikseverlik.
Handan: Gülen, sevinçli, neşeli, şen şakrak.
Hande: Gülüş, gülme. 2. Açılma. 3. Eğlenme.
Handecan: Gülen dost.
Handecik: Eğlenceli, sevimli.
Handegül: Gülün açması.
Handenaz: Nazlı gülüş.
Handenur: Işığın açılması. 2. Gülmesiyle ışık saçan.
Hanım: Kadınlara ve kızlara verilen· ünvan, bayan. 2. Karı, eş. 3. Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan. 4. Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın.
Hanif: Müslümanlığa sıkı sıkıya bağlı olan.
Hanife: Müslümanlığa sıkı sıkıya bağlı olan.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Hare: Meneviş, menevişli kumaş. 2. Sert taş, kaya.
Harika: Yaradılışın ve imkanların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran.
Harran: Ülkemizde bereketli bir ova.
Hasat: Ürün toplama, ekin biçme.
Hasen: Güzel, güzel yüz.
Hasene: Yararlı, iyi, güzel işler.
Hasgük Değerli eşsiz gül.
Hasibe: Değerli, soyca temiz, soylu.
Hasna: İffetine düşkün. kadın.
Hatıra: Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin saklandığı her türlü iz, anı. 2. Yadigar kalan.
Hatice: Erken doğan kız çocuğu, 2. Hz. Peygamberin ilk eşi.
Hatife: Sesi duyulduğu halde kendisi görünmeyen.
Hatime: Son. 2. Son söz.
Hatun: Kadın. 2. Bayan, hanım. 3. Eş, zevce. 4. Yüksek makamlardaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ünvan.
Hava: Gökyüzü. 2. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. 3. Gök doğrultusu. 4. Esinti. 5. Müzik parçalarında tür. 6. Keyif, alem. 7. Çekicilik, albeni, alım, cazibe. 8. Durum, ortam.
Haver: Güneşin doğduğu, yön, doğu.
Haveri: Doğu ile ilgili.
Havin: Yaz mevsimi.
Havva: Kitaplı dinlere göre yaratılan ilk kadın. 2. Hz. Adem’in karısı.
Hawer: Çevre, yöre, ortam.
Hayal: Zihinde tasarlanan, canlandırılan gerçekleşmesi umulan şey, hülya. 2. İmge. 3. Görüntü.
Hayat: Yaşam, dirim. 2. Doğumdan ölüme kadar geçen süre, ömür. 3. Yazgı, kader.
Hayran: Çok beğenen, hayranlık duyan.
Hayret: Beklenmedik, garip bir şeyin sebeb olduğu şaşkınlık, şaşırma, hayrete düşme.
Hayriye: Hayırlı insan.
Hayrünisa: Kadınların en hayırlısı.
Hazal: Kuruyup dökülen yaprakların güzelliği.
Hazan: Güz, yaprak dökümü, sonbahar.
Hazime: Tedbirli, akıllı. 2. Hazmettiren, sindiren.
Hazin: Acıklı, hüzün veren, dokunaklı.
Hazine: Altın, gümüş, mücevher gibi değerli eşya yığını, büyük servet. 2. Değerli şeylerin saklandığı yer. 3. Gömülü veya saklı iken bulunan değerli şeylerin bütünü. 4. Kaynak.
Haziran: Yılın altıncı ve en güzel ayı.
Hediye: Armağan.
Hejan: Değerli, önemli.
Hejar: Yoksul, fakir.
Heji: Sevme, sevgi.
Hejir: İncir.
Hejmar: Adet, sayı, miktar.
Helal: Din bakımından yenilmesinde. kullanılmasında sakınca bulunmayan şey. 2- Nikahlı, evli kadın.
Helbest: Şiir, güzel söz.
Hemgel: Evren, kainat.
Henna: Kına ağacı.
Hepgül: Sürekli mutlu yaşa ve gül.
Hepöz: Özünü devamlı koruyan, bozulmayan, özü sözü bir.
Hepşen: Neşeli ve güzel ol.
Hera: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça.
Herik: Tohum, nüve, öz.
Hesiyan: Hissetmek, duygulanmak.
Hesna: Güzel, hanım, efendi kadın.
Hevdar: Ortak, arkadaş.
Heveren: Ay ışığı, mehtap.
Heves: Arzu, istek, eğilim. 2~ Gelip geçici istek.
Hevgel: Yardım, destek.
Hevi: Dua, umut, beklenti.
Hevin: Aşk, sevda.
Hevindar: Sevdalı, aşık.
Hevjale: Şarkı, türkü.
Hewa: Gök, sema
Heydedan: Çok parlak, göz kamaştıran.
Heyecan: Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi gibi sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. 2. Coşku.
Heyin: Varolmak, varlık.
Heyran: İyi dost, aziz dost.
Hezar: Bülbül. 2. Çok, pekçok.
Hezel: Şaka, latife.
Hıfziye: Ezberleme. 2. Saklama, koruma.
Hical: Gelin odaları.
Hicran: Bir yerden, bir kimseden ayrılma, ayrılık. 2. Ayrılığın sebep olduğu onulmaz acı.
Hilal: Ayça, yeni ay.
Hildan: Yükselmek, çıkmak.
Hilde: Kurtulmak. 2. Yükselmek, ilerlemek.
Hilkat: Yaradılış.
Hilmiye: Yumuşaklık, yavaşlık.
Hinar: Nar meyvesi gibi bereketli.
Hoşcan: İyi insan, güzel kişi.
Hoşdil: Tatlı dilli.
Hoşeda: Nazlı güzel
Hoşfidan: Tatlı, sevecen genç.
Hoşgül: Tebessümü eksik olmayan.
Hoşnaz: Nazlı, sevimli.
Hoşnigar: Resim gibi hoş sevgili.
Hoşnur: Sevimliliği ve cana yakınlılığıyla ışık saçan.
Hoşnut: Herkesi memnun eden.
Hoşnüma: Güzel ve hoş görünen görünmü etkili ve güzel.
Hoşses: Tatlı, edalı, işveli.
Hoşsoy: Tatlı, sevimli bir soydan gelen.
Hoşsu: Gönül ferahlatan.
Hoşfan: Güzel, göz alıcı.
Hoşten: Yüreğinin sevimliliği dışına vurmuş olan.
Hulkiye: Yaradılıştan gelen huy.
Hulya: Kuruntu. 2. Kurgu. 3. Fikir. 4. Sevda,
Huri: Cennette Yaşadığına inanılan kızlara verilen ad. 2. Sevgili.
Huriay: Güzeller güzeli.
Hurican: Çok güzel dost.
Huridil: Sözleriyle herkesi kendine hayran bırakan
Hurigül: Güzeller güzeli.
Hurigüz: Mahsun, hüzünlü güzel.
Hurinaz: Nazlı güzel, nazenin
Hurinur: Işık saçan güzellikte olan.
Hurisel: Coşkulu güzel.
Huriser: Cennet kızlarının başındaki yöneticisi.
Hurises: Sesinin güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakan.
Hurisu: Güzelliği ve temizliğiyle bilinen.
Hurişah: Güzel ve etkili kadın.
Hurişan: Güzelliğiyle ünlenmiş olan.
Hurişen: Fiziğiyle güzel ve de yüreğiyle içten olan.
Huriye: Hurilere benzeyen güzel kız. 2. Coşkulu duruma geldiklerinde hurilerle buluştuklarına inananıann kurdukları
bir tarikat
Huriyüz: Çok güzel yüzü olan.
Hurmız: Jüpiter yıldızı.
Hurşide: Güneş.
Huzur: Gönül rahatlığı.
Hülya: Tatlı düş, hayal.
Hüma: Mübarek, kutlu.
Hümeyra: Beyaz tenli kadın.
Hüray: Ay gibi özgür ve güzel.
Hürgül: Gül gibi özgür ve güzel.
Hürgüz: Sonbaharın özgürlüğü.
Hürmet: Saygı, sevgi duygusu.
Hürmüz: Eski İran takviminde Güneş yılının ilk günü.
Hürnaz: Özgürlüğüne nazlı olan.
Hürnur: Özgürlük aşılayan.
Hürrem: Güler yüzlü, şen, insanın gönlüne neşe veren.
Hürsel: Özgürlüğünü yüreğinde coşkuyla taşıyan.
Hürsen: Özgürlüğüne düşkün olan.
Hürses: Özgürlüğün sesi.
Hürsev: Özgürlüğü sev.
Hürseven: Özgürlüğü seven.
Hürsever: Özgürlüğü seven.
Hürsay: Bağımsızlığıyla saygınlık kazanmış olan.
Hürsoy: Özgürlüğüne düşkün bir soydan gelen.
Hürsu: Kendi yolunda ilerleyen. 2. Bildiğini okuyan
Hürşan: Özgürlüğü şanına, şöhretine uygun yaşayan.
Hürşen: Özgürlüğünden memnun olan.
Hüsna: Daha güzel, pek güzel,
Hüsniye: Güzellikle ilgili.
Hüsnüan: Güzellik.
Hüsnünazar: İyi gözle görme.
Hüsnüye: “Hüsniye” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Hüsran: Zarar, ziyan. 2. Beklenilen şeyin elde edilmemesinden duyulan acı, üzüntü.
Hüsün: Güzellik. 2. İyilik. 3. Olgunluk, kusursuzluk. 4. Düzen, düzgünlük.
Hüveyda: Belli, belirgin, açık.
Hüzün: Tasa. 2. Üzüntü, sıkıntı. 3. Gönül üzgünlüğü.
Hüzzam: Türk müziğinde en eski makamlardan biri.
Devamını Oku »