Ne Arıyorsunuz ?

anlamlı m harfi ile başlayan isimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anlamlı m harfi ile başlayan isimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

M Harfi İle Başlayan Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda M Harfi ile başlayan kız bebek isimleri ve anlamları, m ile başlayan kız isimleri, anlamlı m harfi ile başlayan isimler, kız isimleri,kız bebek isimleri, yeni kız isimleri,en güzel m harfi kız isimleri,dini m harfi kız isimleri,kuranda geçen kız isimleri,yeni doğan kız bebek isimleri ve anlamları ,hazır kız isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com
Macide: Onurlu, ün kazanmış.
Mağfiret: Tanrı’nın kullarının günahlarını bağışlaması. 2. şefkat, acıma ve yargılama.
Mahbube: Sevgili, yar.
Mahfer: Ay ışığı.
Mahinur: Ay ışığı.
Mahire: Hünerli, becerikli.
Mahiye: Aylık, maaş.
Mahmude: Övülmüş, övülmeye değer.
Mahmure: Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Süzgün ve dalgın bakışlı göz.
Mahperi: Güzeller güzeli.
Mahrem: Gizli, saklı. 2. İçli dışlı, sırdaş.
Mahru: Yüzü ay gibi güzel olan.
Mahrume: Yoksun kalmış. 2. Payı kısmeti olmayan, şanssız.
Mahrur: Alevlenmiş, ateşli.
Mahsure: Kuşatılmış, sarılmış.
Mahşer: Kıyamet günü ölülerin dirilip toplanacakları yer ve zaman.
Mahur: Türk müziğinde bir makam.
Mahzure: Çekinme, sakınma. 2. Korku. 3. Savaş.
Maide: Ziyafet, şölen.
Makber: Mezarlık.
Makbule: Kabul edilmiş. 2. Genel olarak istenilen, herkesçe kabul edilen. 3. Beğenilen,
Maksude: İstenilen şey, istek. 2. Niyet, hedef.
Maksure: Kısaltılmış. 2. Elinde olmadan, zoraki. 3. Alıkonulmuş. 4. Camilerde büyükler için ayrılan yüksekçe yer.
Makule: Tür, çeşit. 2. Soy.
Malike: Sahip olan, elinde bulunduran.
Mamure: Bayındırlık . 2. Kent, kasaba.
Mana: Anlam. 2. Düş. 3. İçyüz, 4. Akla yatkın neden.
Manolya: Çiçekleri beyaz, bitkileri parlak, yeşil renkte olan süs bitkisi.
Mansure: Tanrı yardımıyle zafer kazanmış. 2. Yardım görmüş.
Marifet: Ustalık, hüner. 2. Uygun olmayan, hoşa gitmeyen.
Martı: Beyaz ve parlak yeşil renkte deniz kuşu.
Marufe: Bilinen tanınan. 2. Ün kazanmış, ünlü. 3. Dinsel bakımdan iyi bulunmuş, beğenilmiş kimse.
Masume: Günahsız, suçsuz.
Maşuka: Sevgi, sevilen yavuklu.
Maviş: Mavi gözlü güzel kız.
Maya: Yaradılış, öz, nitelik. 2. Dişi deve. 3. Bir tür halk türküsü.
Mayıs: Bahar ayı.
Mazlume: Zulüm görmüş, haksızlığa uğramış, ezilmiş, yıkılmış. 2. Uysal boynu bükük, nazlı.
Mebruke: Kutlanacak, tebrike layık kadın.
Mebrure: Hayırlı, beğenilmiş
Mebuse: Gönderilmiş, yollanmış. 2. Milletvekili. 3. Öldükten sonra diriltilmiş olan.
Mecide: Şan ve şeref sahibi. 2. Büyüklük, ululuk.
Medar: Dayanak, yardımcı.
Medeniyet: Uygarlık.
Mediha: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
Medine: Kent, şehir . 2. Dünya müslümanlarının kutsal kentlerinden biri.
Mefbaret: Övünülecek şey, övünmeye neden olacak şey.
Mefküre: Ülkü, ideal.
Meftune: Büyülenmişçesine, kendinden geçercesine birine tutkun. 2. Bir şeyi aşırı beğenmekten şaşkın olan vurgun.
Mehcure: Uzaklık. ayrılık, 2.-Bir kenara bırakılma.
Mehin: Dişi at. kısrak.
Mehir: Ay. ay parçası.
Mehlika: Ay parçası gibi. çok güzel kadın.
Mehpare: Ay parçası, ay gibi güzel.
Mehru: Ay yüzlü güzel.
Mehrup: Yoksul, fakir.
Mehtap: Dolunay. ay ışığı.
Mehveş: Ay gibi güzel kadın.
Melahat: Güzellik. 2. Yüz güzelliği. 3. Sevimlilik. güleryüzlülük.
Melaik: Melekler.
Melda: Çok genç, körpe vücut. 2. DuL.
Melek: Tanrı ile insan arasında aracılık yapan nurdan olduğuna inanılan manevi varlık. 2. Huyu güzel kişi.
Melekcan: Çok iyi dost. 2. Karakteri iyi olan.
Melekgül: Çok iyi kalpli.
Meleknaz: Nazlı güzel.
Meleknur: Melek nur.
Meliha: Güzel, şirin, sevimli, zarif.
Melike: Kadın hükümdar, padişah karısı.
Melis: Bal, bal arısı.
Melisa: Tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki.
Melodi: Kulağa hoş gelen ses dizisi, müzik.
Meltem: Karadan denize esen yaz rüzgarı.
Memduha: Övülmüş, yüceltilmiş. 2. Övgüye değer.
Memnune: Sevilmiş, sevinçli.
Menekşe: Mor renkli, kokulu çiçekler.
Meneviş: Renk dalgalanmaları.
Menevşe: Morrenkli, kokulu çiçekler.
Mensure: Saçılmış, serpilmiş.
Menşure: Yayınlanmış, dağıtılmış.
Menzure: Adanmış, adak olarak belirtilmiş.
Meral: Dişi geyik, ceylan.
Meram: İstek, niyet, amaç.
Mercan: Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan. 2. Bir çeşit balık.
Meriç: Trakya bölgesinde bir nehrin adı.
Mersa: Liman.
Merve: Mekke’de kutsal bir dağ.
Meryem: Hz. İsa’nın annesi.
Merze: Mercan.
Merziye: Beğenilen, güzel olan.
Merzuka: Rızklanmış, rızkı verilmiş. 2. Rızkı çok, mutlu.
Mesadet: Mutluluk, sevinç.
Meserret: Sevinçli, neşeli.
Mesrure: Sevinmiş, sevinçli. 2. İsteğine kavuşmuş, mutlu olmuş.
Mesture: Örtülü. 2. Gizli saklı. 3. Namuslu, açık gezmeyen kadın.
Mesube: Hayırlı ve yararlı bir işe karşı Tanrı’nın armağanı.
Mesudane: Mutlu olanlar gibi, mutlulukla.
Mesude: Mutlu olan, mutlu.
Meşakkat: Güçlük, sıkıntı, zorluk. 2. Eziyetli, zahmetli iş. .
Meşale: Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek.
Meşale: Işık saçan araç.
Meşine: Ela, ela gözlü
Meşk: Yazı örneği. 2. Yazı ve müzikte alıştırma, uygulama
Meşkure: Beğenilmiş, övgüye değer, teşekkür edilecek değerde.
Metanet: Dayanıklı, sağlam olma.
Metik: Küçük çiçeklerin goncası.
Mevcude: Mevcut olarak, kendisiyle birlikte.
Mevhibe: Tanrı vergisi, bağış.
Mevlide: Doğma, dünyaya gelme. 2. Doğum yeri. 3. Doğum zamanı, tarihi.
Mevlüde: Yeni doğmuş çocuk.
Mevsim: Yılın iklim bakımından ayrılmış dört bölümü.
Mevzune: Biçimli, düzgün. 2. Düzenli, vezinli, ölçülü.
Meygün: Şarap renginde, şaraba benzer.
Meyil: Bir yana eğilmiş olma, eğilim. 2. Sevgi duyma, sevip tutulma.
Meyyal: Meyleden, aşırı istekli. 2. Fazlaca eğilen, 3. Eğik.
Meyyit/Meyyite: Çok zayıf.
Meziyet: Bir kişi veya nesneyi benzerlerinden üstün gösteren ayıran nitelik. 2. Beceri.
Mısra: Manzumenin satırlarından her biri, dizeleri.
Mihman: Konuk, misafir.
Mihriban: İyi yürekli, güler yüzlü. 2. Dost, sevgili, yarendaş.
Mihrican: Sonbahar. 2. Dost, sevgili.
Mihrigül: Güler yüzlü dost, sevecen güzel.
Mihrimah/ Mihrümah: Güneş ve ay.
Mihrinaz: Çok nazlı.
Mihrinisa: Güler yüzlü, faziletli kadın.
Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan.
Mihrişah: Şahların güneşi.
Mihrişan: Şanlı, şöhretli, güleryüzlü dost.
Mihrişen: Şen, şakrak, güleryüzlü.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Mileb: Diren, direngen.
Mimoza: Çiçekleri sarı ve bazı türlerinde beyaz veya menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi.
Mina: Liman. 2. Şişe, cam, billur. 3. Şarap şişesi. 4. Mine
Mine: Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. Saat kadranı. 3. Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku. 4. İnce ve parlak sert nakış. 5. Yapraklan karşılıklı ve oymalı, çiçekleri başak durumunda alacalı, mavi veya menekşe renginde ıtırlı bir bitki.
Minnet: Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu; 2. Bir iyiliğe karşı teşekkür etme, memnuniyet duyma.
Mirari: İnci
Miraz: Amaç, hedef
Mircan: Güneş gibi aydınlık.
Misal: örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek. 2. Benzer, eş gibi.
Mişvar: Huy, alışkanlık, tarz.
Mizur: Munzur nehri.
Moran: Sis.
Morgül: Morrenkli değişik bir gül türü.
Muaccel: Acele olunmuş, acelecilik. 2. Peşin, vadesi olmayan.
Muadelet: Değer bakımından eşit olma, eşitlik, denklem.
Mualla: Yüksek, yüce. 2. Rütbe ve mevki bakımından en üst düzeyde olan.
Muazzez: Çok saygıdeğer, onur sahibi. 2. Aziz, değerli.
Mucibe: kap eden, gereken.
Mucide: Bilinen şeylerin yardımıyla hiç bilinmeyen bir şey bulma. 2. Yeni düşünce ve anlamlar bulabilen.
Mucize: İnsanı şaşkınlık içinde bırakan olağanüstü olay.
Muhabbet: Sevgi. 2. Dostça konuşma, yarenlik, sohbet etme.
Muhibban: Sevenler muhabbeti olanlar. 2. Dostlar, ahbaplar. 3. Bir tarikate sevgi duyanlar, bağlı olanlar.
Muhibbe: Kadın dost.
Muhlise: Katkısız, halis. 2. Düşünce, davranış ve duyuşlarında içten olan, samimi.
Muhsine: İhsan eden, iyilik edip bağışta bulunan, cömert.
Muhteşem: Görkemli, gösterişli, büyük ve göz alıcı.
Mukaddes: Kutsal, mübarek.
Mukbile: İkbal sahibi. 2. Mutlu, kutlu.
Mukime: Bir yerde yerleşmiş, orada oturan.
Munise: Alışılan, alışılmış, yabancı olmayan. 2. Cana yakın, uysal, sevimli.
Musiye: Vasiyet eden kadın.
Muslihe: Islah eden, düzelten, iyileştirmeye çalışan. 2. Barıştıran, arayı düzelten.
Muteber: Hatırı sayılan, saygın, güvenilir.
Mübeccel: Yüceltilmiş, ululanmış, yükseltilmiş.
Mübeddil: Değiştiren.
Müberra: Temize çıkmış, arınmış, aklanmış.
Mübeşşer: Müjdelenmiş.
Mübeyyen: Beyan edilen, bildirilen, açıkça söylenen.
Mübine: İyiyi, kötüyü ayıran. 2. Apaçık, besbelli.
Mübtesim: Gülümseyen, tebessüm eden.
Mücber: Zorunlu, zorlanan.
Mücella: Cilalanmış, parlatılmış.
Mücevher: Değerli süs eşyası.
Müçteba: Seçilmiş, seçkin.
Müdebber: Tedbir, önlem alınmış. 2. Her şey düşünülmüş. 3. Azat olması için sahibinin ölümü koşul olarak kabul edilmiş köle.
Müdrike: Anlayan, kavrayan, idrak eden. 2. Yaklaşan, ulaşan.
Müeccel: Tecil edilmiş, sonraki bir zamana bırakılmış, ertelenmiş.
Müedda: Eda edilmiş, ödenmiş. 2. Anlam, kavram.
Müesser: Etkilenmiş olan, tesir altında kalan.
Müeyyet: Sağlamlaştırılmış, güçlendirilmiş. 2. Yardım gören.
Müfide: Anlatan, ifade eden. 2. Yararlı.
Müge: İnce bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. İnci çiçeği,
Mühire: Aydınlatan.
Mühri: Güneşli.
Müjde: Sevindirici haber, muştu.
Müjdecan: İyilik haberleri getiren
Müjdenaz: Nazlılığıyla kendini sevdiren.
Müjdenur: İnsanın içini ferahlatan haber.
Müje: Kirpik.
Müjgan: Kirpikler.
Mükafat: ÖdüL. 2. Değerlendirici, sevindirici davranış.
Mükedder: Üzgün, acılı, üzüntülü, kederli.
Mükesser: Kırık, kırılmış.
Mükrem: İkram olunmuş, değer verilerek ağırlanmış,
Mükrime: İkram eden güler yüzle ağırlayan. 2. Konuksever, hürmetkar.
Müldüz: Duru, berrak su.
Müleyyen: Yumuşatılmış, mülayimleştirilmiş.
Mülhime: İlham eden, içe doğduran.
Mülzime: Susturan. 2. Gerekli gören.
Mümine: İslam dinine, Tanrı’nın birliğine, Muhammet peygambere yürekten inanan müslüman.
Münciye: Kurtaran, kurtancı.
Münevver: Parlak, aydınlatılmış. 2. Kültürlü, açık düşünceli insan.
Münibe: Başkaldırmayı, azgınlığı bırakarak Tanrı’ya yönelen. 2. Bereketli yağmur.
Münife: Yüksek, ulu, büyük. 2. Ululuk
Münime: Nimet veren, yedirip içiren. 2. İyiliksever, velinimet.
Münire: Nurlandıran, ışıklandıran, ferahlatan.
Münşire: Anlatımı iyi olan sekreter. 2. İyi hatip.
Mürebbi: Çocuk eğiticisi kadın.
Müride: Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
Mürşide: Doğru yolu gösteren kılavuz.
Mürüvvet: İyilikseverlik, cömertlik. 2. Ana-babanın çocuklarının sünnet, askerlik; evlilik gibi mutlu günlerini görme sevinci. 3. Yiğitlik, mertlik.
Mürvet: “Mürüvvet” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Müsalemet: Barış içinde yaşama, iyi geçinme.
Müseccel: Sicil defterine, kütüğe yazılmış.
Müsemma: Adı olan, adlanmış. 2. Parası, sayısı tutarı belli. 3. Belli bir zaman süresi.
Müslime: Müslüman.
Müstakbel: İleri bir tarihte beklenen, gelecek. 2. İstikbal, gelecek (zaman).
Müstesna: Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı. 2. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. 3. Ayrıcalıklı.
Müteber: Geçerli, sağlam.
Müyesser: Kolaylıkla yapılan, kolay gelen.
Müzehher: Çiçeklenmiş, çiçekli. 2. Çiçeklerle süslenmiş olan.
Müzeyyen: Süslenmiş, bezenmiş.
Devamını Oku »

M Harfi İle Başlayan Erkek Bebek İsimleri Ve Anlamları

Sayfamızda M Harfi ile başlayan erkek bebek isimleri ve anlamları, m ile başlayan erkek isimleri, anlamlı m harfi ile başlayan isimler, erkek isimleri,erkek bebek isimleri, yeni erkek isimleri,en güzel m harfi erkek isimleri,dini m harfi erkek isimleri,kuranda geçen erkek isimleri,yeni doğan erkek bebek isimleri ve anlamları ,hazır bebek isimleri bu sayfamızda yer alıyor.
https://isimlistesi.blogspot.com/2018/12/a-harfi-ile-baslayan-erkek-isimleri.html

Macit: Ünlü, isim sahibi
Mağrur: Gururlu.
Mahfi: Gizli, saklı, örtülü
Mahir: Usta, yetenekli, becerili
Mahmut/ Mahmud: Övgüye değer
Mahsun: Güçlü, güçlendirilmiş
Mahzun: Kederli, dertli
Makbul: Alınan kabul olunan
Maksud: Amaç, gaye, maksat
Malik: Sahip, efendi
Malkoç: Osmanlıda akıncılar ocağının komutanı.
Malum: Herkesçe bilinen
Manas: Kırgızların ulusal destanı
Manço: Manda yavrusu
Mansur: Türk musikisinde bir düzen
Manuk: Delikanlı, küçük
Mardik: Mücadele eden
Maruf: Herkesçe bilinen ve tanınan kişi, ünlü
Mazhar: Birşeyin göründüğü ortaya çıktığı yer, kimse manasındadır. Ayrıca şereflendirme, onurlandırma anlamı da vardır. Sahip olma, nail olma anlamı da vardır.
Mazlum: Yumuşak, sessiz, zülüm görmüş
Mecit: 1. Büyük, ulu. 2. Şan ve şeref sahibi. 3. Tanrının adlarındandır.4. Çok şerefli, büyük şan sahibi
Mecit (d)  1. Çok ulu, yüce, şan ve şeref sahibi. Allah’ın sıfatlarından. Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. Abdülmecid, Allah’ın (Mecid’in) kulu. 2. Azametli. Şerefli. Galip
Mecnun: Deli, aklı başında olmayandır. Allah aşkından kendinden geçmiş, aklını kaybetmiş kişiye verilen sıfattır. Leyla ile Mecnun efsanesindeki gibi
Medet: Yardım eden
Meftun: Gönül vermiş, tutkun.
Mehay: Sevgini ölümsüzlüğü.
Mehdi: Doğru yolda giden
Mehmet: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında
Mehmet Akif: Mehmet, Muhammed isminin Türkçesidir. Akif :Bir şeyde sebat eden. İbadet eden, ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilendir.
Mehmet Can: Çok hamt eden, Allah’a çok şükreden can, kişi manasındadır.
Mekin: Nüfuz sahibi, oturup yerleşen.
Melen: Kıraç toprak
Melih: Güzel, şirin
Melik: Hükümdar, han
Melikhan: Hükümdar.
Melikşah: Selçuk sultanı
Memati: Ölüm
Memduh: Övülmüş, övülmeye değer
Memet: Mehmet’in farklı söylenişi.
Menderes: Akarsuların kıvrımları
Mengi: Ölümsüz, sonsuz
Mengüalp: Ölümsüz yiğit
Mengüç: Yaşlı
Mengüer: Ölümsüz yiğit
Mengühan: Ölümsüz kağan.
Mengütaş: Ölümsüz taş, bengi taş
Mengütekin: Ölümsüz şehzade
Mengütimur: Ölümsüz ve demir gibi sağlam, ölümsüz demir
Mennan: İhsan eden, verici
Mercan: Bir tür balık adı; deniz dibinde yaşayan bitki, hayvan, taş türü bir canıdır; deniz hayvanlarının evidir.
Meriç: Bir akarsu ismi
Merih: Mars gezegenin adıdır.
Mergen: Usta nişancı.
Merkür: Güneşe en yakın gezegen olarak bilinir.
Mert: Cesur, yiğit, korkusuz
Mertcan: Yiğit kimse, can
Mertel: Eli açık, cömert
Merter: Sözünün eri; yiğit
Mertkal: Herzaman mert olarak yaşa
Mertkan: Mert soydan gelen,mert
Mertol: Sözünün eri ol, yiğit ol
Mervan: Emevi sülalesinin Mervan kolu
Mestan: Savruk. Cüret sahibi
Mesut: Mutlu, sevinçli
Metanet: Metin olma, dayanma, dayanıklılık
Mete: Tarihte bir hükümdar
Metehan: Büyük Hun İmparatorunun adıdır.
Metin: Dayanıklı, sağlam, soğuk kanlı
Metkan: Eğitilmiş, yüce kişi.
Mevlut: Doğma, dünyaya gelme ( Mevlid-Mevlüd)
Mihrali: En büyük komutan
Mihan: Sıkıntı
Mihran: Nehir
Mihrima: Güneş ile Ay
Mikail: Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
Milis: Halk gücü
Minas: Büyük
Miran: Beyler
Mirac/ Miraç: Hz. Muhammed’in göğe yükseliş haline verilen addır.
Mirel: Demir gibi güçlü.
Mirsad: Durak; gözetleme yeri, rasat yeri
Merdan: Mertler, insanlar, erkekler, yiğitler
Mirkelam: Hatiplik yeteneği olan kimse
Mirza: (Farsça.) Emiroğlu beyi, hükümdar soyundan gelen. 2. Doğu Türk devletlerinde asalet unvanı. 3. Dubb-i Ekber yıldız kümesindeki parlak yıldız.
Mirzah: 1. Üzüm çubuğunu bağladıkları ağaç. 2. Çekirdek ve ona benzer şeyleri dövüp ezdikleri taş.
Misbah: Aydınlatma, ışık, nur.
Mizan: Denge, terazi
Mizgin: Kürtçe; Müjde, müjdeli haber.
Muammer: Yaşayan
Muaz: Aziz, izzet sahibi, saygı uyandıran, çok kıymetli, muhterem
Mucip: Gerektiren, gerektirici
Muhammed Kaan: Muhammed; Çok övülmüş, hamt edilmiş. Kaan; Çin ve Moğol imparatorlarına verilen isim.
Muhammed: Bir çok defalar hamdu senalar olunmuş, övülmüş manasındadır. Hz. Muhammed’ in (SAV) isimlerindendir.
Muhammed Talha: Birçok defalar hamdu sena olunmuş, tekrar tekrar övülmüş. İslam dinini kabul eden ilk 10 kişiden biri.
Muhammedcan: Peygamber s.a.s in isimlerindendir. Can:İnsan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan enerjidir.
Muhammet: 1. Birçok defalar hamdu sena olunmuş, tekrar tekrar övülmüş. 2. Birçok güzel huylara sahip. Hz. Peygamber (s.a.s)’in isimlerindendir. Dedesi Abdülmuttalib tarafından, gökte hak yerde halk övsün niyetiyle bu ad konulmuştur.
Muharrem: Din tarafından yasaklanan
Muhip: Seven, sevişen
Muhittin: Dini güçlendiren
Muhlis: İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
Muhsin: İyilik yapan
Muhtar: Dilediği şekilde hareket edebilen
Muhteşem: Görkemli, gözkamaştırıcı
Muktedir: Bir şeyi yapmaya gücü yeten
Mungan: Cömert, eli açık
Munis: Sıcakkanlı sevimli
Munzur: Büyük kaynak su
Murat: İstek, arzu
Murtaza: Mürteza- Seçkin seçilmiş
Musa: Sudan gelmek anlamındadır. Hz. Musa’ nın adıdır.
Musab: İsabet etmiş olan.
Musap: Başına bir felaket bir kötülük gelmiş olan.
Mustafa: Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
Muti: İyi kalpli, yumuşak başlı
Mutlu: Mesut, mutluluğa ulaşmış
Mutlugün: Sevindirici gün; mutluluk veren gün
Mutlualp: Özlem ve isteğine kavuşmuş yiğit
Mutluay: Mutlu ve ay gibi olan
Mutlucan: Dertsiz, kedersiz.
Mutluhan: İsteklerine kavuşmuş kağan
Mutlutekin: Özlem ve isteklerine kavuşmuş ve biricik kimse, mutlu şehzade
Muttaki: Sakınan, çekinen,  Allah’tan korkan
Mutver: Mutluluk ver, mutlu et
Muzaffer: Zafer kazanan, çok başarılı
Mücahit: Savaşçı, Cihada katılan
Müçteba: Seçkin,seçilmiş
Müfit: Faydalı, yararlı
Müjdat: Müjdeler, muştular, sevinçli haber
Mükerrem: Yardımsever, ikram sever
Mükremin: Konuksever, ikram sever
Mümin: İnanan, iman eden
Mümtaz: Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
Münir: Aydınlatan, ışık veren
Mürsel: Yollanmış, gönderilmiş olan
Mürşit: İrşad eden, doğru yolu gösteren
Müslim: Din bilgisi olan
Müslüm: İslam dininden olan / Teslim olan
Müşfik: Acıyan, şefkat gösteren
Müştak: Özleyen, göreceği gelen
Müzahir: Yardım eden, koruyan, kollayan.
Devamını Oku »