![]() |
Kız Bebek İsimleri 2019 Yeni |
A
- AÇANGÜL Açılan gül çiçeği
- AÇILAY Ay’ın şekilleri, yansıması
- ADAL Ün kazan
- AFET Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
- AĞÇA Temiz, saf
- AHENK Uyum
- AHSEN Çok güzel, olağanüstü güzel
- AHU Ceylan, karaca
- AHUSE Coşkulu güzellik
- AJLAN Hızlı, çabuk, telaşlı
- AKASYA Güzel kokulu bir süs bitkisi
- AKEL Eli uğurlu anlamında
- AKGÜN Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün
- AKSU Anadolu’da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı
- AKŞİN Beyaz tenli kadın
- AKTAN Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan
- ALA Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş
- ALÇİN Kızıl renkli küçük bir kuş
- ALEDA Nazlı, kaprisli
- ALEV Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
- ALEYNA Bizim üzerimize olsun
- ALGIN Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
- BADE Aşk, kutsal sevgi
- BAHA Değerli, kıymeti çok
- BAHAR Yazla kış arasında olan mevsim
- BALA Yavru çocuk
- BALCA Bal gibi, bala benzer
- BALIN Yar, sevgili
- BALKIN Pırıldayan, parlak
- BALKIZ Bal kadar tatlı kız
- BANU Prenses; Hanımefendi
- BAŞAK Arpa çavdar gibi ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı
- BEDİZ Resim, tasvir, süs, bezek
- BEGÜM Hanım; Timuroğulları’ndan gelen prenses
- BEHİN İyinin iyisi
- BELDE Memleket, şehir, kasaba
- BELEMİR Peygamber çiçeği olarak biliniyor.Açtığı kokusunun dağilmasıyla anlaşılan gizli çiçek anlamında
- BELEN Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol
- CANA “Can”ın – e hali
- CANAN Gönülden sevilmiş, yar
- CANDAN İçten, gönülden
- CANDAŞ Candan, değerli dost
- CANEDA İçten, sevimli kişi
- CANFEZA Müzikte bileşik bir makam
- CANKIZ Sevilen, sevimli, şirin kız
- CANKUT Sevimli, cana yakın
- CANSU Yaşam veren su
- CEMRE Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
- CEREN Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan
- CEVZA İkizler burcunun eski adı
- CEYDA İnce-uzun boyunlu ve güzel
- ÇEVREN Gökyüzünün yerle bitişik gibi görünen kenarları, ufuk
- ÇİÇEK Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
- ÇİĞDEM Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
- ÇIĞLIK İnce ve keskin bağırış
- ÇİLER Şarkılar söyleyen, şakıyan
- ÇİSE(M) Hafif yağan yağmur(um)
- ÇİSİL İnce ince yağan yağmur
- ÇOLPAN Çoban yıldızı
- DALGA Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi
- DAMLA Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
- DEFNE Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
- DEMET Çiçek bağlamı, deste
- DEMRE Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer
- DENİZ Yeryüzünün çoğunu örten engin su
- DEREN Toplayan, düzenleyen, pekiştiren
- DERİN Sığ olmayan
- DERYA Büyük deniz anlamında
- DESEN Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
- DESTEGÜL Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek
- DEVİN Hareket, kımıldanış
- DEVRİM Yerleşik toplumsal düzeni, köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak niteliksel değiştirme ve yeniden biçimlendirme işlemi
- DİCLE Bir nehir adı
- DİDE Göz, göz bebeği
- DİDEM Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
- DİLARA Gönül alan, gönül okşayan.
- DİLAY Gönle ışık saçan, ay kadar güzel
- ECE Türdeşleri arasında üstünlüğü yeteneği olan kadın, güzel kadın; Kraliçe
- ECEGÜN Çok güzel bir günde doğan
- ECEM Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında
- ECMEL Çok güzel
- EDA Naz, cilve anlamında
- EFSUN Büyü, sihir
- EGE Türkiye’nin batısında yer alan deniz
- ELÇİN Deste, tutam
- ELİF Arap alfabesinin ilk harfi; Anadolu’da kibar, narin yapılı, ince-uzun anlamında kullanılır
- ELVAN Renkler,çeşitler
- EMET Bereket, bolluk
- ENER Dağ eteği
- EREM Cennet
- ERENDİZ Jüpiter gezegeninin adı
- ERKE Enerji, iş başarma gücü; Nazlı
- ESEN Sağlıklı, salim
- ESER Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça
- ESİN Sabah rüzgarı
- ESNA Yüksek, yüce
- FİLİZ Tohumdan çıkan sürgün
- FİRUZE Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
- FULYA Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
- FUNDA Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik
- FÜRUZAN Parlayan, parlak
- FÜSUN Büyü
- GAMZE 1. Süzgün ve yan bakış. 2. Çenedeki ya da yanaktaki çukurluk.
- GİZEM Aklın erişemediği veya çözülemeyen şey, sır.
- GÖKÇE 1. Güzel, gösterişli, mavi gözlü kimse. 2. Melek.
- GÖRKEM Gösterişli, göz alıcı olma.
- GÜLAY Güllerin açtığı ay.
- GÜLÇİN Gül toplayan, gül devşiren.
- HANDE Gülüş, gülme.
- HATİCE Erken doğan kız çocuğu.
- HAYRÜNNİSA Kadınların hayırlısı, uğurlusu.
- HAZAL Kuruyup dökülen ağaç yaprakları
- HÜLYA 1. Tatlı düş. 2. Kuruntu, vehim, hayal.
- HÜMEYRA Kızıllık, pembelik.
- ILGAZ 1. Atın dört nala koşması. 2. Hücum, akın. 3. Çankırı ilinin ilçe merkezi. 4. Anadolu’da bir dağ adı.
- ILGIN 1. Serap, belli belirsiz görünme. 2. Gök erimi, ufuk.
- IŞIL Işıldayan, parlayan.
- ITIR Işıldayan, parlayan.
- İCLAL 1. Büyüklük, ululuk. 2. Saygı gösterme, ağırlama, ikram.
- İDİL 1. Volga Nehri’ne Türklerin verdiği isim. 2. Aşkla ilgili olup, köy ve kır yaşayışını anlatan kısa şiir veya yazı. 3. Yun. İçten ve saf aşk.
- İLAYDA Su perisi.
- İLKAY Ayın hilâl durumu, yeni ay.
- İREM 1. Cennete benzetilerek yapılan bahçe. 2. Efsanelerde, masallarda ve edebiyatta adı geçen mutluluk simgesi olan şehir veya bahçe.
- İZGİ İyi, güzel, akıllı; adaletli.
- JALE Kırağı, çiy.
- JEYAN Coşmuş, kükremiş, kızgın.
- JULİDE Karmakarışık, dağınık, birbirine girmiş.
- KADRİYE Değer, kıymet, onurla ilgili.
- KAYRA Büyük bir kimseden gelen iyilik, ihsan
- KIVANÇ 1. Övünç, iftihar
- KUMRU Güvercinden küçük boz renkli kuş
- KÜBRA En büyük, çok büyük olan.
- LEMAN Parlama, parıldama
- LERZAN Titreyen, titrek.
- LEYLA 1. Gece. 2. mec. Saçları gece gibi simsiyah olan (kadın). 3. Arabî ayların son gecesi.
- MELTEM Yazın karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı.
- MERİÇ Balkan yarımadasının güneydoğu kesiminden geçen akarsu.
- MERVE Mekke`de hacıların yedi kez gidip geldikleri kutsal dağın adı.
- MİNA 1. Şarap şişesi. 2. Mine. 3. Gökyüzü. 4. Ar. Liman.
- MİNE 1. Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. İnce ve parlak nakış. 3. Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki.
- MÜGE İnci çiçeği.
- NAZ Kendini beğendirmek için yapılan davranış, cilve.
- NAZAN Nazlanan, nazlı, cilveli.
- NEHİR 1. Akarsu; ırmak. 2. Çok, bol, fazla.
- NEVA 1. Ses, ahenk, nağme. 2. Refah, mutluluk.
- NEVİN Yeni, çok yeni.
- OLCAY 1. Baht, talih, şans. 2. Bahtlı, talihli.
- OYA 1. Genellikle ipek ibrişim kullanılarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılan ince dantel. 2. mec. İnce, güzel, nazik.
- OYLUM 1. Vadi, koyak. 2. Çukur, oyuk.
- OYTUN 1. Kutsal, mübarek. 2. Beğenilen, güzel yer. 3. Alçak yer, ova.
- ÖZGE 1. Başka. 2. Yabancı. 3. İyi, güzel. 4. İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer. 5. Şakacı. 6. Cana yakın, sıcakkanlı.
- ÖZGEN Özü geniş, rahat, sakin kimse.
- ÖZGÜ 1. Kutsal. 2. Özellikle birine ya da bir şeye ait olan.
- PELİN Bileşikgillerden, yapraklarında acı, ıtırlı bir madde bulunan, hekimlikte ve içki yapımında kullanılan bir bitki.
- PERÇEM 1. Kâkül. 2. Yele. 3. Mızrak, bayrak gibi şeylerin başlarına konan püskül.
- PEREN Ülker yıldızı.
- PERİHAN 1. Büyücü; perileri davet eden. 2. Periler hükümdarı.
- PİRAYE Süs; ziynet.
- RABİA 1. Dördüncü. 2. Saatteki salisenin altmışta biri. 3. Tanzimat`tan sonra memurlukta bir rütbe.
- RANA Güzel, göze hoş görünen.
- RENGİN 1. Renkli, parlak renkli. 2. Güzel, hoş. 3. Süslü.
- REYHAN Güzel kokulu bir süs bitkisi, fesleğen.
- RUŞEN Aydın, parlak.
- RÜYA 1. Düş. 2. Hayal; umut.
- SERTAP İnatçı, direngen.
- SILA Doğup büyüdüğü yere gidip, ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma.
- SİBEL 1. Buğday başağı. 2. Henüz yere düşmemiş yağmur damlası.
- SİMAY Gümüşten ay, gümüş gibi parlak ay.
- SİNEM “Gönlüm,yüreğim; çok sevdiğim” anlamında kullanılır.
- SUDE 1. Sürmüş, sürülmüş. 2. Ezilmiş, dövülmüş.
- SÜREYYA Ülker yıldızı.
- ŞEBNEM Havada buğu durumunda iken gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları, çiy.
- ŞENAY Parlak, canlı, neşeli ay.
- ŞEVVAL Hicri takvime göre yılın onuncu ayı; ilk üç günü Ramazan Bayramıdır.
- ŞEYDA Çılgın; çok tutkun, âşık.
- ŞİMAL Eski dilde kuzey
- ŞULE Alev, ateş alevi.
- ŞÜKRAN İyilik bilme, gönül borcu.
- TUBA 1. Güzellik, iyilik, hoşluk. 2. Cennette bulunduğuna inanılan, dalları bütün cenneti gölgeleyen ilâhî ağaç. TUĞÇE Küçük tuğ.
- TUNA 1. Çok, bol. 2. Yavru. 3.Karaormanlardan doğan, Karadeniz`e dökülen, Avrupa`nın Volga`dan sonra en uzun ırmağı. 4. Görkemli, gösterişli.
- UĞUR Kimi şeylerde, insanlarda görülen ve iyilik getirdiğine inanılan belirti veya iyilik kaynağı.
- UMAY 1. Orhun Yazıtları´nda geçen, çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan kadın Tanrı. 2. Devlet kuşu.
- UMUT Ummaktan doğan güven duygusu, ümit.
- UTKU Üstünlük, zafer.
- ÜLKEM Yurdum, vatanım.
- ÜLKER Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım. Ülkü Amaç edinilen, ulaşmak istenen şey.
- ÜLKÜ Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey.
- ÜMİT Umut
- VERDA Gül.
- VUSLAT 1. Ulaşma, yetişme. * 2. Kavuşma, sevgiliye kavuşma.
- YAĞMUR Hava yuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.
- YALIN 1.Gösterişsiz, sade. 2. Alev, ateş.
- YANKI Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
- YAPRAK Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü.
- YASEMİN Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaç
- ZEHRA Yüzü pek beyaz ve parlak olan.
- ZEREN Anlayışlı, kavrayışlı, zeki.
- ZERRİN 1. Altından yapılmış. 2. Altın gibi sarı, parlak. 3. Fulya.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder